Feminists türkçesi Feminists nedir
- Kadın hakları savunucusu.
- Feminist.
Feminists ingilizcede ne demek, Feminists nerede nasıl kullanılır?
Feminist biomedical ethics : Feminist biyomedikal etik. Tıp kurumunun ataerkillikle bağlarını göstererek gerek kurumsal düzeyde gerekse toplum sağlığı açısından kadınların uğradığı ayrımcılığı açığa çıkaran görüş.
Feminist ethics : Toplumsal cinsiyetin, kadın ve erkeğin etik yaklaşımının oluşmasında oldukça belirleyici olduğunu, kültürel olarak eril ve dişil olarak kodlanan ve parçalanan değerlerin, hayatın tüm alanlarında hem erkekler hem de kadınlar tarafından paylaştırılması gerektiğini savunan görüş. Feminist etik.
Feminist movement : Feminist hareket. Kadın (özgürlüğü) hareketi.
Anti feminist : Feminizme karşı olan kimse.
Feminist : Feminist. Kadın hakları savunucusu.
Feministic : Feminizme ilişkin. Hayatın tüm alanlarında kadın ve erkekler arasında mutlak eşitliğini savunan.
Defeminise : Dişil özelliklerini ortadan kaldırmak. Dişi memelilerden yumurtalıklarını almak (ayrıca defeminize). Yumurtalıklarını almak. Dişiliğini almak. Dişliliğini etkisiz kılmak.
Antifeminism : Feminizme karşı çıkma. Anti feminizm. Erkek şovenizmi.
Antifeminist : Anti feminist. Feminizme karşı olan kimse.
Feminise : (biyoloji terimi) dişi cinsel özelliklerini taşımak (ayrıca feminize). Dişileştirme. Dişilleştirmek. Kadınlaşmak. Daha kadınsı yapma. Kadınsı bir özellik veya görünüş verme. Kadınlaştırmak.
İngilizce Feminists Türkçe anlamı, Feminists eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Feminists ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Drive : Sürmek. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Çakmak. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Acele etmek. Zorlamak. Kuvvet. Sokmak. Topla giriş. İtki.
Reformer : Reformcu. Devrimci. Yenilikçi. Düzelten kimse. Islahatçı. Düzeltimci.
Suffragette : Süfrajet. Kadınların seçme hakkını savunan kadın. Kadınlara oy hakkı sağlamak. Kadınların oy hakkını savunan kadın.
Meliorist : İyimser kimse. Dünyanın iyileştiğine inanan kimse.
Feminist movement : Kadın (özgürlüğü) hareketi. Feminist hareket.
Campaign : Kampanya yapmak. Seferberlik. Kampanya. Sefere çıkmak. Savaşmak. Mücadele vermek. Mücadele. Savaş. Adaylığını koymak. Kampanyaya katılmak.
Effort : Ceht. Çaba harcama. Eser. Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç. Teşebbüs. Uğraşma. Çaba. Efor. Gayret.
Libber : Özgürlükçü kimse. Özgürlük hareketini destekleyen kimse (özellikle kadın özgürlüğü hareketi).
Cause : Yol açmak. Neden. Sebep olmak. Neden olmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Sebep vermek. Sebebiyet vermek. Amaç. Meydan vermek.
Feminists synonyms : crusader, social reformer, women's liberation movement, women's rightist, women's liberationist, women's lib, feminist, movement, crusade, reformist, feminism.
Feminists zıt anlamlı kelimeler, Feminists kelime anlamı
Stay : Erteleme. Ertelemek. Durdurmak. İkamet etmek. Bırakmamak. Geciktirmek. Kalmak. Sürdürüp tamamlamak. Alıkoymak. Kalış.

Bu kısımda Feminists kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Feminists ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Feminists anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Feminists ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.