Feminized türkçesi Feminized nedir

  • Kadın cinsel karakteristiklerini taşıyan (biyoloji terimi).
  • Dişileştiren.
  • Kadınsı yapan.
  • Feminize.

Feminized ingilizcede ne demek, Feminized nerede nasıl kullanılır?

Defeminized : Yumurtalıklarını almak. Dişi memelilerden yumurtalıklarını almak (ayrıca defeminise). Dişil özelliklerini ortadan kaldırmak. Dişiliğini almak. Dişliliğini etkisiz kılmak.

Feminize : Dişilleştirmek. Daha kadınsı yapma. Kadınlaştırmak. Kadınlaşmak. Kadınsı bir özellik veya görünüş verme. (biyoloji terimi) dişi cinsel özelliklerini taşımak (ayrıca feminise). Dişileştirme.

Feminizes : Kadınlaşmak. Dişilleştirmek. Dişileştirme. Daha kadınsı yapma. Kadınlaştırmak. (biyoloji terimi) dişi cinsel özelliklerini taşımak (ayrıca feminise). Kadınsı bir özellik veya görünüş verme.

Defeminize : Dişi memelilerden yumurtalıklarını almak (ayrıca defeminise). Dişliliğini etkisiz kılmak. Dişil özelliklerini ortadan kaldırmak. Dişiliğini almak. Yumurtalıklarını almak.

Effeminize : Erkeksi özelliklerini yok etmek (effeminise olarak da yazılır). (amerikan ingilizcesi ) efemineleştirmek. Kadınsılaştırmak. Kadın özelliği vermek. Yumurtalıklarını çıkarmak. Daha çok kadınsı yapmak.

Feminine charms : Kadınsı çekicilik. Kadınların büyüleyen karakteristikleri.

 

Feminine : Kadınca. Kadına mahsus. Kadın gibi. Dişil. Dişi erkek. Kadınsı. Kadına özgü. Kadınla ilgili. Kadınımsı. Dişil kelime.

Defeminization : Dişil özelliklerini ortadan kaldırma (ayrıca defeminisation). Dişil özelliklerinden yoksun bırakma.

Testicular feminization syndrome : Androjen duyarsızlığı. Testiküler dişileşme sendromu.

Feminine beauty : Kadın güzelliği.

İngilizce Feminized Türkçe anlamı, Feminized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feminized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fair : Kermes. Adaletli. Yurtiçi ya da dışı ticareti geliştirmek amacıyla düzenlenen ve yerli ve/veya yabancı firmaların mallarının belli süreler içinde sergilendiği büyük ticari merkez. Çarşı. Lunapark (gezici). Sergi. Belirli sürelerle geçici olarak kurulan sergi niteliğindeki büyük satak. herhangi bir kentte yılın belirli zamanlarında kurulmakta olan ve genel olarak o ülkeye ya da bölgeye ilişkin yapım ve üretim nesnelerini kapsayan, sergileyen büyük satak. Dürüst. Sergili satak. Üretici ve yapımcı mallarının çoğunluğa gösterilmesi amacıyla değişmeyen, genellikle önemli tecim ve tarım kuruluşlarının bulunduğu yerlerde belirli sürelerle sergilendiği geçici satak.

Distaff : Öreke. Kadın. Kadın işi. Öfke.

Powder puff : Pudra ponponu. Pudra pomponu. Ponpon.

Maidenly : Mahçup. Genç kız gibi. Mahcup. Kıza yakışır. Kız gibi.

Female : Kancık. Kadın. Yavru doğuran, yumurta hücresi üreten organizma. eşeyli üremede erkeğin eşi, femina. hlk. deri üzerinde serpili olarak çıkan siğiller. İçi oyuk öğe. Atletizm, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bayan. Kadınlara ait. Dişil. Bayan atlet. Atletizmi uğraş edinip, dallarındaki bayanlar arası yarışlara katılan sporcu.

 

Feminized synonyms : maidenlike.

Feminized zıt anlamlı kelimeler, Feminized kelime anlamı

Male : Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma. Eril. Bay. Erkek. Erkek fiş.

Androgynous : Androjen. İki eşeyli. Hem erkek hem dişi. İkieşeyli. İkicinslikli. Erselik. Erdişi. Çift cinsiyetli.

Masculine : Gramer bakımından cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde, kelimenin erkek cinsten sayılması durumu. bu durum, birçok durumda, gerçek cinsiyete dayanan bir ayırıma değil, dildeki saymaca bir ayırıma dayanır: arapçada ism «isim, ad», recül «erkek», beyt «ev», muallim «öğretmen», kamer «ay», katip, kitap, kelam «söz»; almanca der beutel «torba», der bruder «erkek kardeş», der fisch «balık», der pol «kutup», der teufel «şeytan»; fr. le changeur «sarraf», le livre «kitap»; rus. dom «ev», noj «bıçak», gerb «arma, damga» vb. kelimelerin erkek cinsten sayılması gibi. karşıtı dişiliktir. bk. cinsiyet. Erkeğe ait. Erkek. Erkeksi. Eril. Erkeğe özgü. Erkeksilik. Maskülen. Eril sözcük.

Feminized antonyms : neuter.