Fibröz nedir, Fibröz ne demek

Fibröz; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Liflerden oluşmuş, liflerden yapılı, bağ doku liflerinden meydana gelmiş.

Teknik terim anlamı:

Bağ dokusu liflerinden oluşan, lifli.

Fibröz anlamı, tanımı

Fibröz astrosit : İri, az dallı ve uzun sitoplazmik uzantılı astrosit türü

Fibröz kıkırdak : [Bakınız: telli kıkırdak]. Düzensiz sıkı bağ dokusundan oluşan, kıkırdak zarını içermeyen ve çok sayıda. tip kollajen iplikleri içeren üç kıkırdak türünden biri.

Fibröz osteodistrofi : Kemik dokudaki yaygın ve aşırı osteoklastik etkinliğin bir sonucu olarak kemiğin kusurlu oluşumu, yürüyüş bozukluğu, topallık, dişlerin dökülmesi, gözyaşı akıntısı, çene kemiklerinin büyümesi, beden zayıflığı, anemi ve hâlsizlikle belirgin hastalık, kocabaş hastalığı, osteodistrofiya fibroza. Parathormonun uzun süre ve fazla miktarda salgılanması, beslenme yetersizliği veya böbrek yetmezliği gibi nedenlerden kaynaklanır.

Fibröz protein : Bireysel uzamış ipliksi zincirlerden oluşan, çeşitli ara bağlantılarla birbirlerine sıkıca tutunan ve genel olarak çözünmeyen proteinler. Polipeptit zincirlerinin bir eksen doğrultusunda helezonlar yaptığı veya tabakalar oluşturduğu, dayanıklı, suda ve seyreltik tuz solüsyonlarında çözünmeyen bağ dokusunun temel yapısal elemanı olan uzun ipliksi yapıdaki proteinler, skleroprotein.

 

Kemiğin fibröz displazisi : At, köpek ve kedilerde, bir veya daha fazla kemiğin korteksinin incelmesi ve kemik iliğinin kemik parçaları içeren fibröz bağ dokuyla doldurulmasıyla belirgin, kemik gelişim bozukluğu.

Bağ dokusu : Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Kökünü embriyonun mezenşim hücrelerinden alan bu dokunun iki ana tip hücrelerinin (fibroblast, makrofaj) arasını dolduran madde içinde teller ve telcikler bulunur. Bu tel ve telciklerin çeşidine ve çokluğuna göre de çeşitli bağ dokusu tipleri oluşur. Örnek: Gevşek bağ dokusu, sık bağ dokusu, elastik bağ dokusu ve benzerleri Lamina propria. Hücre sayısı az fakat hücreler arası maddesi çok olan ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan bir doku tipi. Göze sayısı az, göze arası maddesi çok ve genel olarak diğer dokuları birbirine bağlayarak destek ile görevli olan bir doku tipi. Kökünü mezenşim gözelerinden alır. Göze arası maddesi daima bir takım tel ve telcikler kapsarki bunların yapılarına göre çeşitli bağ dokuları meydana gelir.

Bağ doku : Hücre sayısı az, hücre arası maddesi çok ve genellikle diğer dokuları birbirine bağlayarak destek görevi yapan doku.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

 

Lifli : Lifi olan.

Dokus : Dokuz.

Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

Bağ : Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

Diğer dillerde Fibröz anlamı nedir?

İngilizce'de Fibröz ne demek ? : fibrous