Dokus nedir, Dokus ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Dokuz.
Dokus ile ilgili Cümleler
- Kas dokusu sayısız hücreden oluşur.
- Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.
- Sinir hücresinin sinir dokusu için temel birim olduğunu belirlemek neden bu kadar zor?
Dokus anlamı, tanımı
Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği
Beyaz yağ dokusu : Hücrelerinin her birinde büyük bir yağ damlacığı bulunan, beyazdan koyu sarıya kadar rengi değişebilen, vücudun esas yağı olan bir yağ dokusu tipi. Üniloküler doku, beyaz yağ. Yağ dokusu.
Destek dokusu : Hayvanların vücudunda destek görevi gördükleri için kemik ve kıkırdak dokularına verilen ortak ad. İç ye dış iskelet. Kolenşima gibi kalın duvarlı hücrelerden yapılmış doku. Hayvanların vücudunda destek görevi gören kemik ve kıkırdak dokuları. Hücre farklılaşması sonucu oluşan dört temel dokudan biri. Destek dokusunun bağ dokusu, kıkırdak dokusu, kemik dokusu ve kan dokusu olmak üzere dört türü bulunur. Vücuda destek görevi gördükleri için bağ dokusunun kıkırdak ve kemik dokularına birarada verilen bir ad.
Dokusan : Doksan.
Düz kas dokusu : Enlemesine çizgilenme göstermeyen, istem dışı görev yapan iğ veya mekik biçimli hücrelerden oluşan doku. Aktin ve miyozin iplikçikleri sarkoplazma içerisinde bir araya toplanmadığından iplikçikleri oluşturmazlar.
Düzenli sıkı bağ dokusu : Kollajen ipliklerin düzenli bir biçimde yer aldığı sıkı bağ dokusu. Bağ dokusu iplikleri dokuya etki eden güce göre birbirlerine paralel ve dikey geçerek demetler yaparlar.
Düzensiz sıkı bağ dokusu : Kollajen ipliklerin değişik yönlerde seyretmesiyle oluşan keçemsi düzensiz sıkı bağ dokusu. Bu yapı derinin dermis katmanının stratum retikularesinde görülür.
Elastik kıkırdak dokusu : Hücreler arası maddesinde bol miktarda sarı elastik tel bulunan, oldukça esnek bir kıkırdak dokusu tipi, sarı kıkırdak. Hücreler arası maddesinde bol sarı elastik tel bulunan, lakünler içinde bir ya da iki hücrenin bir arada bulunduğu, etrafı perikondriyumla çevrili, vücutta kulak kepçesi, dış kulak yolu, östaki borusu, küçük dil ve gırtlakta bulunan, oldukça esnek bir kıkırdak dokusu tipi. Sarı kıkırdak. Göze-arası maddesinde elâstik telleri kapsayan bir kıkırdak dokusu tipi.
Elastik türdeki düzenli sıkı bağ dokusu : Kollajen iplik yerine kalın elastik iplikli yapı. Elastik iplikler birbirine paralel iç içe yerleşen lamellerden oluşur.
Esmer yağ dokusu : Kış uykusuna yatan hayvanlarda görülen, insanlarda doğumdan sonra çok sınırlı bazı bölgelerde bulunan, mitokondrilerindeki bol miktardaki sitokromlar sebebiyle renkli, çok sayıda lipit damlası içeren sıkı paketlenmiş hücreleriyle endokrin beze benzeyen doku. Kışlama bezi, mültiloküler doku. Yağ dokusu.
Granülasyon dokusu : Yaraların içinde oluşan ve onların iyileşmesini sağlayan ufak, yuvarlak, ete benzer kitleler.
Güz dokusu : Yaşayan ağaçta yazın oluşan ve güzün tamamlanan sert, sıkı dokulu bölüm.
Hiyalin kıkırdak dokusu : Hücreler arası maddede ince kollagen teller kapsayan, homojen, bir kapsülle çevrili olan aynı lakün içerisinde 2, 4, 8'li gruplar hâlinde hücre kapsayan, vücutta solunum yollarında (burun, gırtlak, trakea ve bronşlarda), kemiklerin eklem yüzeylerinde, kaburgaların ventral uçlarında, fetüs devresinde iskelette bulunan, üzeri perikondriyumla çevrili, perikondriyum haricinde kan damarları ve sinirler içermeyen, esnek, yüzeyi parlak, bir tip kıkırdak dokusu. Göze-arası maddesinde ağ biçiminde ince kollagen telleri kapsayan, homogen ya da düzgün dizili görünüşlü bir tip kıkırdak dokusu.
İlkbahar dokusu : Yaşayan ağacın ilkbaharda oluşan, yumuşak ve gevşek dokulu bölümü.
İskelet kası dokusu : Kemiklere tutunan, enlemesine çizgilenmeler gösteren ve isteğe bağlı olarak çalışan kas türü. Bu tür kasların miyositus adı verilen kas teli hücresinin uzunluk ve kalınlıkları canlı türlerine ve kasların organizmada bulundukları yerlere göre çeşitlilik gösterir.
Kahverengi yağ dokusu : Kış uykusuna yatan hayvanlarda ve kıl örtüsüz doğan bazı memelilerde bulunan mitokondri bakımından zengin yağ dokusu. Bu yağ dokusunda oksidasyon olur, fakat fosforilasyon olmadığından üretilen serbest enerji ısı enerjisi olarak yayılır ve vücut ısısının sabit tutulmasında kullanılır.
Kan dokusu : Granüllü lökositler (nötrofil, bazofil, eozinofil lökositler), granülsüz lökositler (lenfositler, monositler), kan pulcuklan (trombositler) gibi kanın şekilli elemanlarıyla hücreler arası maddesi plazma denilen sıvıdan oluşan, içinde %7 oranında plazma proteinleri (albumin, alfa, beta, gama globulinler, fibrinojen vb.), %0.09 oranında inorganik tuzlar, %10 oranında çeşidi organik bileşikler (amino asitler, vitaminler, hormonlar ve lipoproteinler vb.) içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırlmasını sağlayan özelleşmiş bir doku. Alyuvarlar, granüllü akyuvarlar nötrofil, bazofil ve eozinofil, granülsüz akyuvarlar lenfosit, monosit, kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarıyla plazma denilen hücreler arası sıvıdan oluşan, içinde % 7 oranında plazma proteinlerinden albumin, alfa, beta, gamma globulinler, fibrinojen ve benzerleri %. 09 oranında inorganik tuzlar, % 10 oranında çeşitli organik bileşikler amino asitler, vitaminler, hormonlar ve benzerleri içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan ve vücut savunmasında rol alan özelleşmiş bir doku.
Kas dokusu : Hareketi sağlayan ve kasılabilen kas tellerini kapsayan hücreler topluluğu; istemli ya da istemsiz olarak kasılma durumlarına göre çizgili kas (iskelet kası), düz kas, yürek kası çeşitleri vardır. Hareket ve kasılma için özelleşmiş, elektriksel, kimyasal ve mekanik olarak uyarılabilen ve uyarıldıklarında hücre zarı boyunca yayılabilen aksiyon potansiyeli oluşturma özelliğine sahip olan hücrelerden oluşan doku. Bu hücreler iskelet kası, kalp kası ve düz kas diye üç tipe ayrılır. Hareket görevini taşıyan ve kasılabilen telleri kapsayan gözeler topluluğu; istemli ya da istemsiz olarak kasılma durumlarına göre düz kas, çizgili, kas, yürek kası olmak üzere çeşitli tipleri vardır.
Kemik dokusu : Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren, hücreler arası maddesi yapısındaki hidroksiapatit kristalleri (Ca ve P) sebebiyle sertleşmiş, kollagen tellerin diziliş yönü farklarından dolayı halkasal sistemler gösteren özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Vücut iskeletini oluşturan, organizmanın kalsiyum ve fosfor deposu olan destek dokularından biri. Knochengewebe), Omurgalı hayvanlarda iskeleti meydana getiren bir bağ dokusu tipi olup kemik gözeleri ile bunların arasında bulunan kireç tuzlariyle sertleşmiş göze-arası maddesinden yapılmıştır.
Kent dokusu : Bir kentin, anayollar ve ikincil yollarla bölünmüş, oturma, çalışma, alım satım, işleyim, dinlenme yerlerini kapsayan yerbölümlerden, adacıklardan ve komşuluk birimlerinden oluşan toprak kullanım biçimi.
Kıkırdak dokusu : Kollagen, elâstik, retiküler tellerden ve glikozaminoglikanlardan oluşan bir matriks içine gömülü kıkırdak hücrelerinden oluşan özelleşmiş bir bağ dokusu. Hiyâlin kıkırdak, elâstik kıkırdak ve telli kıkırdak olmak üzere üç tipi vardır. Katı ve elâstik olan saydam ve akımsı bir doku olup genel olarak kemiklerle olan bağlantı yerlerinde bulunur. Göze-arası maddesinde bulunan tellerin yapılarına göre çeşitli tipleri vardır: Saydam kıkırdak, elâstik kıkırdak, telli kıkırdak gibi.
Kristal başkalaşım dokusu : Yeniden kristalleşme başkalaşımı ile oluşan kayaç dokusu.
Müköz bağ dokusu : Fetüsün göbek kordonunda ve erginlerin dişlerinin pulpa boşluğunda bulunan olgun bağ dokusuyla mezenkim dokusu arasındaki bağ dokusu türü. Bu doku fetal dönemin ikinci yarısında yıldız biçimli hücreler ve kollajen ipliklerle belirginlik gösterir.
Örtü dokusu : (Eş anlamlısı: epitel dokusu,) Özgür bir yüzeyi örten ya da bir kanal ya da bir boşluğu kaplayan gözeli bir doku. Tek bir sıra gözeden yapılmış olacağı gibi çok sıralı da olabilir. Gözeler yassı, küp ya da silindir biçimi olabilirler.
Özek dokusu : [Bakınız: parenkima]. (karşılık: parenşim), Organların, özellikle bezlerin esas taban dokusu.
Retiküler bağ dokusu : Retikulum hücreleriyle retikulum ipliklerinden oluşan, kan yapan organların esasını oluşturan bağ doku. Diğer bağ doku türlerine göre çok sayıda hücreleri içerir.
Sık bağ dokusu : Kollagen tellerinin her yönde yayılışına ya da bir yönde paralel demetler hâlinde uzanışına göre muntazam sık bağ dokusu ve muntazam olmayan sık bağ dokusu tipleri olan, kollagen ve elâstik tel ağı sıkı bir şekilde örülmüş bir tip bağ dokusu.
Sinir dokusu : Embriyonun ektoderm tabakasından köken alan, organizmayı iç ve dış çevreden haberdar eden, nöron adı verilen uzun ve farklılaşmış hücrelerden oluşan, uyartıları (impulsları) sinaps denen özel bölgeler vasıtasıyla bir sinir hücresinden diğer bir sinir hücresine ileterek sonuçta tepki ya da uyartı meydana gelmesini sağlayan, besleyici ve destekleyici nörogliya hücreleri (astrositler, oligodendrositler, mikrogliya ve ependim) tarafından kuşatılan, miyelinli ve miyelinsiz sinir tellerinden meydana gelen ve organizmayı ağ şeklinde saran, hasar görmesi hâlinde kendini çok az ya da hiç yenileyemeyen doku. Embriyonun ektoderma katmanından köken alan, hücre farklılaşması sonucu sinir hücreleriyle hücreler arası maddeden oluşan dört temel dokudan biri. Sinir hücreleri; uyarımları merkezi sinir sisteminden gangliyonlara ileten hücreler, uyarımları çevreden merkezi sinir sistemine ileten hücreler, merkezi sinir sistemi ve onun kısımları arasında iletişim sağlayan hücreler olmak üzere üç gruba ayrılırlar.
Taşkın granülasyon dokusu : Granülasyon dokusunun gereksinimden fazla oluşarak ve yara yüzeyinden taşmasıyla belirgin bozukluk. Atlarda kötü kan dolaşımı, çok az yumuşak doku, yetersiz drenaj ve aşırı hareketin varlığı gibi nedenlerle bacakların alt kısımlarındaki yaralanmaların ciddi bir komplikasyonudur.
Telli kıkırdak dokusu : Göze-arası maddesinde paralel uzanan kalın kollagen telleri kapsıyan bir kıkırdak dokusu tipi.
Yağ dokusu : Hücrelerinde yağ granülleri bulunan özelleşmiş bir bağ dokusu tipi. Esmer yağ dokusu, beyaz yağ dokusu. Adiposit denilen ve trigliserid depolayan hücrelerden oluşan gevşek bağ dokusu, adipoz doku. Bağ dokusunda hücreleri yağ granüllerini içeren yağ hücrelerinin oluşturduğu doku, adipoz doku. Metabolik etkinlikleri, renkleri ve dağılımları farklı tekstus adipozus albus adı verilen beyaz yağ dokusuyla tekstus adipozus fuskus adı verilen esmer yağ dokusu bulunur. Trigliserit depolama ve vücut ısısının korunmasında görev alır. Çok sayıda yağ gözelerinin bir araya gelmesiyle meydana gelen bir doku.
Besi dokusu : Besi doku.
Besi dokusuz : Besi dokusu olmayan.
Dokusuz : Dokusu olmayan.
Korun dokusu : Korunu ve bu tabakanın değişimiyle oluşan tırnak, boynuz vb.ni yapan doku.
Özümleme dokusu : Bitkilerde, havadaki karbondioksidi karbonhidrata çeviren, genellikle yapraklarda bulunan doku.
Palizat dokusu : Özümleme işini yapan yaprakların üst yüzündeki doku.
Diğer dillerde Dokunum toparı anlamı nedir?
İngilizce'de Dokunum toparı ne demek ? : osculating sphere

Bu kısımda Dokus nedir? Dokus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dokus tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dokus hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.