Kan dokusu nedir, Kan dokusu ne demek
Kan dokusu; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Granüllü lökositler (nötrofil, bazofil, eozinofil lökositler), granülsüz lökositler (lenfositler, monositler), kan pulcuklan (trombositler) gibi kanın şekilli elemanlarıyla hücreler arası maddesi plazma denilen sıvıdan oluşan, içinde %7 oranında plazma proteinleri (albumin, alfa, beta, gama globulinler, fibrinojen vb.), %0.09 oranında inorganik tuzlar, %10 oranında çeşidi organik bileşikler (amino asitler, vitaminler, hormonlar ve lipoproteinler vb.) içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırlmasını sağlayan özelleşmiş bir doku.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Alyuvarlar, granüllü akyuvarlar nötrofil, bazofil ve eozinofil, granülsüz akyuvarlar lenfosit, monosit, kan pulcukları gibi kanın biçimli elemanlarıyla plazma denilen hücreler arası sıvıdan oluşan, içinde % 7 oranında plazma proteinlerinden albumin, alfa, beta, gamma globulinler, fibrinojen ve benzerleri %.
09 oranında inorganik tuzlar, % 10 oranında çeşitli organik bileşikler amino asitler, vitaminler, hormonlar ve benzerleri içeren ve hücrelerin beslenmesini, artık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlayan ve vücut savunmasında rol alan özelleşmiş bir doku.
Kan dokusu tanımı, anlamı
Doku : Bir vücudun veya bir organın yapı ögelerinden birini oluşturan hücreler bütünü, nesiç. Bir bütünün yapısı ve özelliği.
Kan : Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı. Soy.
Kan doku : Plazması ve taşıdığı yuvarlar bakımından bir doku gibi görünen kan.
Hücreler arası madde : Hücreleri bir arada tutan bağlayıcı maddenin hücreye oranla az olan, hücreler arasında bulunan madde. Epitel dokularında hücreler arası madde az olduğundan bu adla açıklanır.
Hücreler arası sıvı : Bir dokunun hücreleri arasında bulunan sıvı. İntersellüler sıvı.
Plazma proteinleri : Kan plazmasında bulunan proteinler. Kan plazmasında bulunan, genellikle albumin, globulin ve fibrinojen gibi proteinlere verilen ad.
Eozinofil lökosit : Sitoplâzmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki loplu çekirdeğe sahip olan, bazı patolojik durumlarda sayısı artan ve damar dışına çıkabilen beyaz kan hücresi tipi. Sitoplazmasında çok fazla granül bulunduran ve genellikle iki toplu çekirdeğe sahip olan, bazı patolojik durumlarda sayısı artan ve damar dışına çıkabilen, antijen-antikor komplekslerini fagosite eden beyaz kan hücresi tipi, eozinofil granülosit, asidofil granülosit, eozinofil. Kanda ve bağ dokudaki miktarları alerjik yangılarda ve paraziter- hastalıklarda fazlalaşır. Bir loplu akyuvar tipi olup sitoplâzmasında iri eozinofil ya da asidofil taneler ile iki loplu bir çekirdek bulunur.
Organik bileşik : Canlı organizmanın özelliklerini gösteren ve karbon kapsayan bileşikler. Karbon-karbon bağı içeren kolayca yanabilen, yem içerisindeki yağ, protein, karbonhidratlar gibi geniş bir kimyasal bileşikler grubu.
Lipoproteinler : Diyetle alınan veya karaciğerle yağ dokusunda sentezlenen lipitleri kullanılmak ve depolanmak üzere dokular arasında taşıyan, suda çözünebilen lipit protein kompleksleri. Lipoprotein tanecikleri hidrofob trigliserit ve kolesterol esterleri çekirdeğinin etrafını saran tek tabakalı amfipatik fosfolipitler, kolesterol ve apolipoproteinlerden oluşur. Lipoproteinler dört temel sınıfa ayrılır; yüksek yoğunluklu, düşük yoğunluklu ve çok düşük yoğunluklu lipoproteinler ile şilomikronlar.
Uzaklaştırılma : Uzaklaştırılmak işi.
Hücreler arası : Dokularda hücrelerin arasında yer alan, gözeler arası.
Amino asitler : (NH2-R -COOH) genel formülü ile gösterilen, baz ve asit özellikleri olan, peptit ve proteinlerin yapı taşları niteliğindeki organik özdekler sınıfı.
Gama globulin : Kan, lenf, safra vb.nde bulunan bir protein türü. [Bakınız: globulin]. Globulin. Savunmada görevli olan antikorları oluşturan ve immünglobulinin eş anlamlısı olan elektroforez sırasında katoda doğru en hızlı hareket eden serum proteinleri olan bir globülin alt tipi.
Artık madde : Bir fabrikasyon veya endüstriyel işlem sırasında veya sonunda ele geçen hasarlı, kusurlu, fazla veya gereksiz olarak nitelendirilen, hayvanlar tarafından değerlendirilebilen madde.
Lipoprotein : Basit bir protein ile daha yüksek bir yağ asidinden oluşan kompleks yapı. Kanda lipitlerin taşınmasını sağlayan bir proteinle bir yağ asidinin birleşmesinden meydana gelen organik bir madde. Kimyasal bileşimi bakımından hem lipoyid hem protein kapsayan maddeler.
Lenfositler : Kanda ve lenfte bulunan, tek çekirdekli, küçük, renksiz, bağışıklık olaylarına giren bir kan hücresi tipi. B lenfositleri, T lenfositleri ve bu grupta sayılan doğal öldürücü hücreler (NK) oarak gruplandırılırlar. Ayrıca plazma zarlarındaki reseptörlere göre ve salgıladıkları sitokinlere göre de alt gruplara ayrılırlar. Lenf hücresi.
Amino asit : Bir amino grubu ile bir karboksil grubu taşıyan, proteinlerin temel taşı olan organik bileşik.
Fibrinojen : Pıhtılaşma sırasında fibrine dönüşen bir kan proteini.
Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.
Diğer dillerde Kan dokusu anlamı nedir?
İngilizce'de Kan dokusu ne demek ? : blood tissue


Bu kısımda Kan dokusu nedir? Kan dokusu ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kan dokusu tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kan dokusu hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.