Fidgeter türkçesi Fidgeter nedir
- Kıpırdayan rahatsız hareketler yapan kimse.
- Sinirli hareketler yapan kimse.
Fidgeter ingilizcede ne demek, Fidgeter nerede nasıl kullanılır?
Fidgeters : Sinirli hareketler yapan kimse. Kıpırdayan rahatsız hareketler yapan kimse.
Fidgeted : Huzursuz etmek. Kıpır kıpır etmek. Durmadan kımıldamak. Rahat oturamayan kimse. Yerinde duramamak. Kurtlanmak. Kıpırdanmak. Rahat oturamamak. Eğilip bükülmek. Huzursuzlanmak.
Fidget with : Çevirip durmak. Sinirli sinirli oynamak.
Fidget : Rahat oturamayan kimse. Yerinde duramayan kimse. Kıpırdanmak. Eğilip bükülmek. Rahat oturamamak. Durmadan kımıldamak. Yerinde duramamak. Huzursuzlanmak. Kıpır kıpır etmek. Kurtlanmak.
Fidgetiness : Huzursuzluk. Yerinde duramama. Huzursuluk.
Have the fidgets : Yerine bir türlü oturamamak. Sinirli bir şekilde dolaşmak ve bir şeylerle oyalanmak. Yerinde duramamak.
Fidgety : Kıpır kıpır. Yerinde duramayan. Huzursuz. Rahat durmayan. Kurtlu.
Fidgety phillip : Yerinde duramayan kimse. Kıpır kıpır kimse.
Fidgets : Rahat oturamamak. Tedirgin durum. Huzursuz etmek. Kıpır kıpır etmek. Rahat oturamayan kimse. Huzursuzlanmak. Durmadan kımıldamak. Huzursuz ve rahatsız olma durumu. Yerinde duramamak. Kıpırdanmak.
Fidgeting : Rahat oturamamak. Yerinde duramamak. Eğilip bükülmek. Durmadan kımıldamak. Kıpırdanmak. Huzursuzlanmak. Kurtlanmak. Rahat oturamayan kimse. Huzursuz etmek. Kıpır kıpır etmek.
İngilizce Fidgeter Türkçe anlamı, Fidgeter eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fidgeter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Somebody : Bazısı. Biri. Şahsiyet. Birisi. Önemli kimse. Önemli birisi. Kimse. Bir kimse. Kimisi.
Wrestler : Pehlivan. Güreşçi.
Master : Asıl. Yenmek. Ana kayıt. Hükmetmek. İyi bilmek. Ana. Baş eğdirmek. Tam öğrenmek. Denetimi altına almak. Baş.
Scrapper : Kavgacı tip. Kazıyıcı. Yatak raspası. Kavgacı kimse.
Battler : Çarpışmacı. Çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen. Güçlü dövüşçü. Savaşçı.
Soul : Zencilere ait. Tin. Zencilerle ilgili. Öz. Maneviyat. Temel direk. Gönül. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Esas. Ruh.
Plane : Yassı. Rende ile düzeltmek. Dümdüz. Rende. Planya. Düzey. Uçak. Uçmak (motorsuz). Düzlem. Çınar.
Victor : Fatih. Kazanan. Galip.
Interceptor : Avcı uçağı. Yol kesen kimse. Durdurucu. Önleme perdesi. Önleme uçağı.
Someone : Birisi. Kimse. Bir kimse. Şahsiyet. Biri. Önemli kimse.
Fidgeter synonyms : gamecock, stealth fighter, military plane, mauler, street fighter, hell kite, hell rooster, warplane, tough, brawler, attack aircraft, aeroplane, withstander, defender, fencer, swordsman, person, belligerent, mortal, kamikaze, individual, gouger, pugilist, fighter aircraft, airplane, matman, skirmisher, boxer, butter, combatant, grappler, gladiator, superior.
Fidgeter zıt anlamlı kelimeler, Fidgeter kelime anlamı
Stand still : Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak.
Calmness : Sakinlik. Dinginlik. Durgunluk. Soğukkanlılık.

Bu kısımda Fidgeter kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fidgeter ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fidgeter anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fidgeter ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.