Field of view türkçesi Field of view nedir

  • [#görüş Görüş alanı].
  • Görsel alan.
  • Fov.
  • Bir ırakgörürün içine alabildiği gökyüzü parçası; başka deyimle, bir bakışta gökyüzünde görebildiği alan.
  • Görüş sahası.
  • Dürbünle görülebilen alan.
  • Baş kımıldamadan, gözleri oynatarak görülebilen noktaların toplamı. bakma alanı tek gözlü ya da çift gözlü olabilir, bk. görme alanı.
  • Görüş mesafesi.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Bir kimsenin görebildiği alan.
  • Bakma alanı.

Field of view ingilizcede ne demek, Field of view nerede nasıl kullanılır?

Field : Cevaplandırmak. Çayır. Futbol, bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Arazi. Oyun alanı. Otlak. Top atmak (kriket). Bir tutanakta, özel bir veri türüne ayrılmış belirli bir bölge. en küçük mantıksal veri saklama birimi. Tarım coğrafyasında, dar anlamıyla "sürülen, ekilen" toprak. Bir araştırma konusu ya da sorununun taşıyıcısı olan ve belli ayrıtları bulunan gözlem birimlerinden oluşmuş araştırma evreni ya da bu evrenin içinde gözlendiği gerçek yaşam bağlamı.

Of : -dan. Hakkında. -den övünerek bahsetmek. -nin. Nin. -den. Li. -li. Yüzünden. Den.

View : Gözetim. Kanı. Bakmak. Görünüm. İncelemek. Tetkik etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Bakış. Muayene etmek. Bireyin belli bir konudaki bakış açısı ve anlayış biçimi.

 

Angle of field of view : Görüş alan açısı.

Field of activity : İştigal konusu. Faaliyet alanı.

Field of fire : Ateş sahası. Ateş alanı. Atış menzili. Gerçek mühimmatla atış yapılmasına müsade edilen alan.

Field of real numbers : Gerçek sayılar cismi.

Field of dreams : Kevin costner'ın başrolde oynadığı 1989 yapımı film. Düşler tarlası.

Field of complex numbers : Karmaşık sayılar alanı.

Field of fractions : Kesirler cismi.

İngilizce Field of view Türkçe anlamı, Field of view eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Field of view ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Accuracy : Tamlık. Sağıllık. Doğruluk. Titizlik. İncelik. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Dikkat. Kesinlik. Bir ölçünün, gözlemin gerçeğe yakın olma derecesi. Hassasiyet.

Adhara : Adhara (cma). Büyükköpek'in e yıldızı.

Altair : Eltair. Aquila (kartal) takımyıldızı'nın en parlak yıldızı. Uçucu (a aql). Kartal'ın a yıldızı.

Sight : İbraz etmek (çek vb.). (aranan birini veya bir şeyi) görmek. Gözlemek. Göz erimi. Kanı. Görünüm. Ç.görülmeye değer yerler. Korkunç ya da gülünç hal. Nişan almak.

Albedo : Aklık (astronomi terimi). Işınım yapmayan bir gökcisminin yansıttığı ışığın aldığı ışığa oranı. Aklık dercesi. Aklık derecesi (astronomi terimi). Beyazlık derecesi. Aklık. Turunçgillerde kabuğun beyaz iç bölümü. Kendi ışık yaymayan göcisimlerinin yansıttığı ışık oranı. Aklık derecesi.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

Line of sight : Gez-arpacık mesafesi. Görüş hattı. Bakış açısı. Nişan çizgisi. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Bakış doğrultusu. Açık görüş hattı. Gözlem hattı.

 

Fov : Bir kameranın var olan bir görüş açısından en fazla görebilme kabiliyeti.

Ken : Tanımak. Görüş açısı. Alabama eyaletinde şehir. Bilgi alanı. Anlamak. Bilmek.

Field of view synonyms : range of vision, visibilities, absolute brightness, achondrite, visibility, absorption line, kens, visual range, absorptive power, airglow, visual field, eyeshot, sight distance, purview, field of vision, purviews, acceleration due to gravity, eyeshots, aerolite, absolute value, absolute orbit, absolute parallax, accidental error.