Fifo türkçesi Fifo nedir
- İlk giren ilk çıkar yığıtı.
- Ticari mallara değer biçmek için envanter yöntemi.
- Üretimde ilk defa kullanılan hammadde veya aramalının alınış sırasına göre ve alım maliyetiyle değerlendirildiği varsayılarak yapılan stok değerlendirme yöntemi. krş. son giren ilk çıkar 1.
- İlk kayıtlı olan öğenin ilk ilk geri alındığı sistem (bilgisayar).
- İlk giren ilk çıkar.
- İktisat alanında kullanılır.
Fifo ingilizcede ne demek, Fifo nerede nasıl kullanılır?
Fifa : Uluslararası futbol federasyonları birliği. Uluslararası futbol federasyonlarının ana organizasyonu.
Fife : Asker düdüğü. Düdük çalmak. Fifre çalmak. Washington eyaletinde şehir. Fifre. Yanlamasına çalınan flüt. İskoçya'da bölge. Düdük. Fifre çalan kimse.
Fife rail : Selviçelerin bağlanmasında kullanılan bağlama pinleri. Armadura.
Fifed : Düdük. Fifre. Washington eyaletinde şehir. Yanlamasına çalınan flüt. Fifre çalmak. İskoçya'da bölge.
Fifer : Fifre çalan kimse.
Fifteenth : Onbeşinci. On beşinci. On beşte bir.
Fifteen : 15. Onbeş. On beş rakamı (15, xv). On beş.
Fifteenths : Onbeşte bir. On beşinci. On beşte bir. Onbeşinci.
Fifers : Fifre çalan kimse.
Fifth aliyah : I. ve ıı. dünya savaşları arasında genellikle alman yahudilerin israil'e göç dalgası. Beşinci aliya.
İngilizce Fifo Türkçe anlamı, Fifo eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Fifo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
First in first out : İlk satın alınan mallar ilk satılır kaidesi. İlk satın alınan malın, ilk gerecin ilk kez satıldığı ya da kullanıldığına ilişkin genel bir tecim varsayımı. İlk giren. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İlk giren-ilk çıkan. Kim diğerlerinden önce girerse o ilk önce bitirir. İlk çıkar. Stok ölçme ve yönetim metodu.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Fifo synonyms : inventory accounting, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, ability rent, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget, a change in supply.

Bu kısımda Fifo kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Fifo ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Fifo anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Fifo ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.