Figurant türkçesi Figurant nedir

  • Bale dansörü.
  • Önemli rolü olmayan.
  • Figüran.

Figurant ingilizcede ne demek, Figurant nerede nasıl kullanılır?

Figurante : Figüran (dişi). Bale dansözü.

Figurants : Önemli rolü olmayan. Figüran. Bale dansörü.

Figural : Biçimsel. Şekillerden oluşmuş olan. Figürleri olan.

Figurate : Biçimli (müzik terimi).

Figuration : Süsleme. Fulgurasyon. Betimleme. Şekil. Şekillendirme. Biçimlendirme. Tasvir. Biçim. Temsil. Şekle sokma.

Figurative signs : Resimli imler. Resimlerden kurulu imler.

Figurative : Süslü. Mecazlı. Mecazi. Figürsel. Sembolik. Timsali. Remzi. Figüratif. Betimsel. Değişmeceli.

Figurative meaning : Mecazi anlam. Mecaz anlam.

Figurativeness : Semboliklik. Süslülük. Figürsel. Mecazi olma durumu. Mecazi veya sembolik olma özelliği. Simgesellik. Sembolik olma vasfı.

Figurative and written marks : Resimli ve yazılı markalar. Hem resim hem de yazıdan kurulu markalar (kuzu resminden başka kuzu yazısının da bulunduğu bir marka gibi).

İngilizce Figurant Türkçe anlamı, Figurant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Figurant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approximation : Yakınlık. Yaklaşıklık. Yaklaşma. Yakınlaştırma. -e yakın bir şey. Yaklaşım. Tahmin. Kararlama. Uyumlulaştırma. Benzerlik.

 

Problem solving : Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Problem çözümü. Karmaşık bir durumla karşılaşan bireyin, bu durumun üstesinden gelip amaca ulaşabilmesi için göstermesi gereken girişim ve ansal bileştirme yeteneği. Sorun çözme. Yeni olay ya da durumlar karşısında var olan ilişkileri ortaya çıkarma, yeni ilişkiler kurma ve güdülen amaca göre belli bir sonuç elde etme işi. Problem çözme.

Walker on : Yaya. Yürüyen kimse.

Idea : Kanaat. İnanç. Çeşitli ansal işlemler yoluyla yaratılmış ve belli bir içeriği olan kavramsal oluşum. Tasarı. Düşünü. Mülahaza. Eğitim, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Öneri. Amaç. Kanı.

Supers : Polis şefi. Süper. Bina sorumlusu (amerikan ingilizcesi). Gözetmen. Birici sınıf mal. Başkomiser (ingiliz ingilizcesi). Kaliteli şey. Birinci sınıf mal. Kapıcı. Denetmen.

Super : Müthiş. [#fazla Fazlalık]. Üstünde. Kapıcı. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kıyak. Birinci sınıf mal. Üstün. Ek.

Supernumeraries : Arta kalan. Kadro fazlası. Fazla. Ekstra. Fazlalık. İhtiyaç fazlası işçi. Zait.

Figurant synonyms : derived function, walking gentleman, figurants, walking lady, extrapolation, derivative, extra, differential coefficient, figure, interpolation, walkeron, estimation, reckoning, computation, calculation, estimate, differential, bit player, supernumerary, first derivative, statuette, integral, conversion.

Figurant zıt anlamlı kelimeler, Figurant kelime anlamı

Unimpressive : Etkileyici olmayan.

Settled : Ödenmiş. Düzenli. Sabit. Meskã»n. Şenelmiş. Devamlı. Sürekli. Değişmez. Durgun. Oturmuş.

Figurant ingilizce tanımı, definition of Figurant

Figurant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hence, one who figures in any scene, without taking a prominent part. One who dances at the opera, not singly, but in groups or figures. An accessory character on the stage, who figures in its scenes, but has nothing to say.