Figurines türkçesi Figurines nedir

  • Heykelcik.

Figurines ile ilgili cümleler

English: I have a collection of stoat figurines.
Turkish: Gelincik heykelciklerinden oluşan bir koleksiyonum var.

English: Prehistoric figurines have been interpreted in many different ways.
Turkish: Tarih öncesi heykelcilik çok farklı şekillerde yorumlanmış.

Figurines ingilizcede ne demek, Figurines nerede nasıl kullanılır?

Figurine : Heykelcik. Küçük heykel.

Figuring : Düşünme. Tahminde bulunma. Farzetme. Spekülasyon yapma. Hesap etme. Biçimlendirme. Kuramlaştırma. Biçim verme.

Figurings : Düşünme. Hesap etme. Biçimlendirme. Spekülasyon yapma. Biçim verme. Tahminde bulunma. Farzetme. Kuramlaştırma.

Configuring : Yapılandırıyor. Bilgisayar sistemi birleştirmek. Belirli bir konfigürasyondan parçalar düzenlemek. Yapılandırmak. Yapılandırma.

Configuring servers : Ayarlayıcı hizmet birimleri.

Figurante : Bale dansözü. Figüran (dişi).

Figural : Biçimsel. Şekillerden oluşmuş olan. Figürleri olan.

Disfiguring : Çirkinleştirmek. Çirkinleştirme. Biçimini bozmak.

Prefiguring : Delalet etmek. Önceden kavramak. Önceden fikir vermek. Önceden canlandırmak.

Reconfiguring : Tekrar konfigüre etme.

İngilizce Figurines Türkçe anlamı, Figurines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Figurines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Conversion : Din değiştirme. Dönüşme. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır. Borç değiştirme. Çekirdek tepkime kabında, bir gereci bölünebilir özdek durumuna getirme süreci. örn. th232'nin u233'e çevrilmesi. *. Sayı yapma. Bir konutun, çok sayıda ev halkının yararlanabileceği konut birimlerine ya da bir yapının kullanım biçiminin başka kullanım biçimlerine dönüştürülmesi. Bir kimyasal tepkimede tepkenlerin tüketilme oranı. Bozma. Çevirtim.

First derivative : Birinci türev.

Statuettes : Küçük heykel. Küçük yontu.

Extrapolation : Gözlemlerin ötesinde tahmin. Eğitim, iktisat alanlarında kullanılır. Genellikle, eldeki verilerin sınırı dışında kalan bir işleve özgü değerleri önceden kestirmek için yapılan çalışma. Bir zaman dizisinin kapsadığı dönemin veya verilerin dışındaki değerlerin geçmiş değerlerden hareketle tahmin edilmesi. Dışdeğer. Bilinene dayanan tahmin. Dışdeğerbiçim. Uzaylama. Dış değer bulma. Ekstrapolasyon.

Sculptures : Heykeltraşlık yapmak. [#oyma Oymak]. Heykel yapmak. Yontmak. Yontuculuk. Heykel. Heykelini yapmak. Oyma. Heykeltıraşlık.

Estimation : Oranlama. Yorum. Keşif. Fikir. Tahmin yapma. Takdir. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tahminleme. Bir örnekten, bilinmeyen ana kitle değerlerinin sayısal değeri hakkında sonuç çıkarma. Saygı.

Problem solving : Sorun çözme. Yeni olay ya da durumlar karşısında var olan ilişkileri ortaya çıkarma, yeni ilişkiler kurma ve güdülen amaca göre belli bir sonuç elde etme işi. Karmaşık bir durumla karşılaşan bireyin, bu durumun üstesinden gelip amaca ulaşabilmesi için göstermesi gereken girişim ve ansal bileştirme yeteneği. Problem çözme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Problem çözümü.

 

Reckoning : Konum hesabı. Sayma. Hesap. Hesaplaşma. Yer tahmini. Gözüyle bakma. Yer belirleme. Sanma. Hesap pusulası. Hesaplama.

Differential : Vergin farkı. Diferensiyel. Ayrımsal. Ücret farkı. Farklı olan. Türetik. Fark gösteren. Değer farkı. Kademeli. Ayırt edici.

Statuette : Küçük yontu. Küçük heykel.

Figurines synonyms : derived function, idea, differential coefficient, estimate, calculation, derivative, figure, approximation, integral, figurine, interpolation, computation, sculpture.