Filipina türkçesi Filipina nedir

  • Filipinli kız.
  • Filipinli kadın.

Filipina ile ilgili cümleler

English: Philippines is called "Filipinas" in Spanish.
Turkish: Filipinler'e İspanyolcada "Filipinas" denir.

Filipina ingilizcede ne demek, Filipina nerede nasıl kullanılır?

Filipino : Filipinler'in yerlisi ya da vatandaşı. Filipinler'de. Filipin dili. Filipin adaları yerlisi. Filipinli. Filipince.

Filipinos : Filipinler'in yerlisi ya da vatandaşı. Filipinler'de. Filipin adaları yerlisi. Filipino. Filipince. Filipinli. Filipin dili.

Alessandro di mariano filipepi : Birth of venus (venüs'ün doğuşu)ü çizen italyan rönesans sanatçısı. Sandro botticelli (1444-1510).

Filial : Evlat ile ilgili. Evlatla ilgili. Yavru şirket. Evlada yakışır. Evlada ilişkin. Evlatla ilişkin. Evlatlık. Evlada ait. Evlat.

Filial duty : Evlatlık görevi.

Filial piety : Aileye veya ataya saygı. Anne babaya saygı.

Filiation : Dallara ayrılma. Aynı soydan gelme. Evladı olma. Evlatlık. Hısımlık. Soyu aynı olma. Çocuğun nesebi. Babalığı tayin etme.

Filiated : Babasını belirlemek. Babalık testi yapmak (hukuk terimi).

Filiation proceeding : Babalık tayini işlemleri.

Filiates : Babasını belirlemek. Babalık testi yapmak (hukuk terimi).

İngilizce Filipina Türkçe anlamı, Filipina eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filipina ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Indigene : Bir yerin yerlisi olan şey veya kimse. Aborijin. Yerli kimse. Asıl. Oralı. Yerli insan. Yerli.

Aboriginal : Yerlisi olan. İlkel. Asıl. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. Asıl yerli. Çok eski çağlarda var olan. Çok eski çağlardan kalan. İptidai. Aborijin. Yerli.

Tagalog : Filipinler'in yerlisi olan bir halkın üyesi olan kimse. Filipin halkı. Filipinler'de yaşayan etnik bir grup.

Moro : Filipinli müslüman. Filipinler'de yaşayan etnik bir grup.

Visayan : Visayan halkı ile alakalı. Visayan adaları ile alakalı.

Philippines : Filipin. Filipinler. Filipin adaları.

Philippine : Filipinli. Filipin. Filipin adaları'na özgü. Filipinler ile ilgili.

Indigen : Bir bölgenin yerlisi. Yerli. Yerli insan.

Aborigine : Avustralya yerlisi. Aborijin. Yerli halk. Yerli. Yerli kimse. Bir yerin yerlisi. Asıl yerli. Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Avustralya kıtası yerlileri.

Native : Doğal. Yerli. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Natif. İlkel. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Kendi doğal alanında bulunma.

Filipina synonyms : republic of the philippines, bisayan.