Indigene türkçesi Indigene nedir

  • Oralı.
  • Aborijin.
  • Asıl.
  • Yerli.
  • Yerli insan.
  • Yerli kimse.
  • Bir yerin yerlisi olan şey veya kimse.

Indigene ingilizcede ne demek, Indigene nerede nasıl kullanılır?

Indigenes : Oralı. Yerli insan. Asıl. Aborijin. Yerli kimse. Yerli. Bir yerin yerlisi olan şey veya kimse.

Indigen : Bir bölgenin yerlisi. Yerli. Yerli insan.

Indigence : Fakirlik. Sefalet. Yoksullluk. Parasızlık. Yoksulluk. Muhtaçlık.

Indigenous : Tabii. Fıtri. Bir yere özgü. Doğal. Özgü. Yöreye özgü. Bir yerde doğal olarak yetişen. Yerli. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması.

Indigenous people : Yerli. Oralı halk. Bir bölgeden yaşayan yerli halk. Yerli insanlar. Yerli halk. Denizaşırı ülkelerde sömürge kurma dönemlerinde, dışardan gelenlerden ayırt etmek için, o ülkenin asıl halkından olan kişilere verilen ad. Yerliler. Aborijin insanlar.

Indigestibility : Sindirememe durumu. Sindirilmezlik. Sindirilebilir olmama durumu.

Indigents : Sefil. Muhtaç. Züğürt. Yoksul. Fakir.

Indigens : Bir bölgenin yerlisi. Yerli. Yerli insan.

Indigestion : Sindirim güçlüğü. Hazım zorluğu. Hazım güçlüğü. Hazımsızlık. Zayıf sindirim. Dispepsi. Mide fesadı. Apepsi. Yutkunma güçlüğü.

Indigently : Yoksul bir şekilde. Züğürt bir şekilde. Fakir bir şekilde. Muhtaç bir şekilde.

 

İngilizce Indigene Türkçe anlamı, Indigene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Indigene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aborigine : Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Yerli halk. Bir yerin yerlisi. Asıl yerli. Avustralya yerlisi. Avustralya kıtası yerlileri.

Actual : Mevcut. Gerçekten. Gerçek. Eylemsel. Şimdiki. Asli. Eylemli. Hakiki. Güncel.

Actuals : Fiili. Anında alım satım. Gerçek. Gerçekten. Eylemli. Mal borsalarında en fazla iki iş günü içerisinde teslim koşuluyla yapılan alım satım işlemleri. Aktüel. Eylemsel.

Domestic : İç. İnsanın manevi varlığını oluşturan irade. Evcil. Ailevi. Ev. Aile ile ilgili. Ehli. Hizmetçi. Eve ait.

Filipino : Filipinler'de. Filipinler'in yerlisi ya da vatandaşı. Filipinli. Filipin adaları yerlisi. Filipin dili. Filipince.

Autochthonic : Kadim.

Basilary : Temel. Bir altlık üzerindeki set. Esas.

Natives : Yerli hayvan. Yerli mal.

Someone : Bir kimse. Kimse. Şahsiyet. Önemli kimse. Biri. Birisi.

Amerindian : Eskimo. Kızılderili.

Indigene synonyms : american indians, mauritian, extraction, levantine, elementary, soul, essence, native, seychellois, central, autochthon, essential, mortal, russian, autochthonous, aboriginal, derivation, indigen, basilar, centrals, autochthones, amerind, autochthons, aborigin, indigens, individual, somebody, authentics, person, actually, amerindians, amerinds, american indian.

Indigene ingilizce tanımı, definition of Indigene

Indigene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An aboriginal animal or plant. An autochthon. One born in a country.