Fill in for türkçesi Fill in for nedir

  • Birinin yerine bakmak.
  • Birinin yerine çalışmak.

Fill in for ile ilgili cümleler

English: I'll find someone to fill in for you.
Turkish: Senin yerine çalışacak birini bulacağım.

English: Who will fill in for Ali when he is away?
Turkish: Ali uzaktayken onun yerine kim çalışacak?

English: I have to fill in for Moustapha at the store.
Turkish: Mağazada Mustafa için form doldurmak zorundayım.

Fill in for ingilizcede ne demek, Fill in for nerede nasıl kullanılır?

Fill : Yapmak. Doymak. Kapamak. Kaplamak. Dolusu. Dolduracak miktar. Doyumluk. Doyma. Şişirmek.

In : İçeriye. Da. İktidardaki. İç. Gelmiş olan. Olarak. İçinde. Dahili. De. İçeri doğru yönelen.

For : -e uygun. -e elverişli. -e rağmen. Nedeniyle. -e göre. Zarfında. -e. -e karşı. Karşılığında. Uğruna.

Fill in : Geçici olarak bir işte çalışmak. Tamamlamak. (form) doldurmak. Doldurmak. Vekillik etmek. Stok eksiğini gidermek. Birinin (görev) yerine bakmak. Form doldurmak. Karnı doyurmak. Desteklemek veya bilgi eklemek (forma, müracata).

Fill in box : Doldurulacak kutu.

Fill in enabled : Doldurma etkin.

Fill in light : Dolgu ışığı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Destek ışığı. Dağınık ışık kaynağı olarak kullanılan 750 w gücünde, dördül biçimde, içi beyaza boyanmış maden bir kutudan oluşan ışıtaç. Dağıtıcı.

Default fill in text : Varsayılan doldurma metni.

In for : Olmak üzere. Kaçınılmaz olmak. Acısını çekmek. Gününü görmek. Başına gelmek üzere.

In form : Formda. Şeklen.