Filmier türkçesi Filmier nedir

Filmier ingilizcede ne demek, Filmier nerede nasıl kullanılır?

Filmiest : Zar gibi. Zarla kaplı. Şeffaf. Bulanık. Puslu. Zarlı. Zar ile kaplı. Üzeri ince tabakayla kaplı.

Filmic : Filme özgü; film özelliklen taşıyan. Filmsel. Bir film veya sinema özelliğinde olan. Filme ilişkin. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Filmic reality : Doğadan derlenen gereçler yardımıyla, sinemanın olanaklarından yararlanarak yeniden kurulan, yaratılan gerçek. kullanılan gereç ve başvurulan yöntemler, doğadaki gerçeğe uymasa bile, sonuç yönünden izleyicide gerçek duygusu uyandıran, dolayısıyla yalnız görüntüler yardımıyla görüntülükte yaratılan gerçek. Filmsel gerçek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Filmic space : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmsel uzay. Bir filmde kurgu yoluyla yaratılan, çekimler arasındaki ilişkiden doğan, yalnız görüntülerde gerçeklik kazanan, doğada ancak bazı öğeleri yer alan, filme özgü uzay. (filmsel uzay, birbirini izleyen çekimlerdeki ayrı ayrı uzayların bir bütün oluşturmasıyla ortaya çıkar).

Filmic time : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmsel zaman. Bir filmde kurgu yoluyla yaratılan, çekimler arasındaki ilişkiden doğan, yalnız görüntülerde var olan, filme özgü zaman. (sinemacı, zamanı doğal akışıyla yansıtabileceği gibi, bu akışı hızlandırabilir, yavaşlatabilir, alt üst edebilir, tersine döndürebilir, zaman içinde atlamalar yapabilir, gerçek yaşamda bir araya gelmesi olanaksız zaman bölümlerini (geçmiş zaman, gelecek zaman, şimdiki zaman) yan yana getirebilir).

 

Filmisation : Bir film için bir kitap veya oyunun adaptasyonu (ayrıca filmization).

Filminess : Donukluk. Şeffaflık. İnce bir tabaka ile kaplı olma özelliği. Pusluluk. Bulanıklık. İnce bir tabaka ile kaplı olma niteliği. Loşluk. Zar ile kaplı olma durumu.

Filming site : Bir filmin veya onun bir sahnesinin filme alındığı yer. Film seti. Film çekilen yer. Çekim alanı.

Filmic universe : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinem. dışımızdaki dünyanın film görüntülerinde aldığı biçimin tümü. film görüntüleriyle yaratılan, film özellikleri taşıyan, yalnız bu görüntülerde var olabilen evren. Filmsel evren.

Film actor : Film aktörü. Bir sinema filminde rol alan kimse. Sinema oyuncusu.

İngilizce Filmier Türkçe anlamı, Filmier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filmier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dim : Işıkların parlaklık derecesini yavaş yavaş azaltmak. Loşlaşmak. Salak. Donuk. Karartmak. Azaltmak. Selektör yapmak. Kalın kafalı. Anlayışsız.

Membranous : Zarsı. Zar oluşturan. Membranöz. Zarımsı.

Fuel filter : Yakıt süzgeci. Yakıt hattı. Yakıt filtresi.

Strainer : Elek. Filtre. Gergi. Kafes biçiminde, tel ya da gözenekli metalden yapılmış, kaba pislikleri ayırmaya yarayan süzgeç. Süzek. Bağlama ağızlığı. Filtre elemanı. Gerici. Süzgeç. Kevgir.

 

Hazy : Kararsız. Belirsiz. Müphem. Anlaşılmaz. Bulutlu. Kafası dumanlı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dumanlı.

Gauziest : Tüllü. Tül gibi. Sisli. Tiril tiril. Hafif.

Clearest : Bulutsuz. Parlak. Kuşkusu olmayan. Engelsiz. Belirgin. Tiz. Belirli. Tüm. Ortada. Saydam.

Filmier synonyms : drain basket, bacteria bed, blurry, blurriest, achromatic color, filmiest, clouded, blur, fuzzy, crystal, hazier, water filter, gauzy, bright, light filter, air filter, fogged, glazy, crystalline, filtrate, fuzziest, filmy, feculent, gauzier, strain, diatomaceous earth, achromatic colour, filmily, haziest, kieselguhr, oil filter, gauzes, coffee filter.

Filmier zıt anlamlı kelimeler, Filmier kelime anlamı

Live : Oturmak. Hayatın tadını çıkarmak. İkamet etmek. Geçirmek. Yaşamak (hayat). Yaşamak. Beslenmek. Hayatta kalmak. Akım açık. Sürmek (yaşam veya ömür).