Finalised türkçesi Finalised nedir

Finalised ingilizcede ne demek, Finalised nerede nasıl kullanılır?

Finalise : Nihayetlendirmek. Katileştirmek. Kesinleşmek. Sonuçlandırmak. Son şeklini vermek. Nihai şeklini vermek. Sonlandırmak. Bitirmek. Karara bağlamak. Tamamlamak.

Finalisation : Özetleme. Sonuçlandırma. Son takviye. Neticelendirme. Bitirme (ayrıca finalization). Son şeklini verme. Tamamlama.

Finalising : Bitirmek. Nihayetlenme. Son şeklini vermek (finalize için alternatif telaffuz). Tamamlamak. Sonlandırmak. Özetlemek.

Finalisms : Erekçilik. Gayecilik. Finalizm.

Finalist : Finalist. Finale kalan sporcu.

Finalization : Bitirme (ayrıca finalisation). Son şeklini verme. Son takviye. Tamamlama. Sonuçlandırma. Neticelendirme. Özetleme.

Quarterfinalist : Çeyrek finale çıkan takım. Çeyrek finalist.

Finalize : Tamamlamak. Nihayetlendirmek. Sonuçlandırmak. Katileştirmek. Son haline getirmek. Netleştirmek. Son şeklini vermek. Karara bağlamak. Bitirmek.

Semifinalist : Yarı finalist.

Finalizations : Son takviye. Sonuçlandırma. Bitirme (ayrıca finalisation). Neticelendirme. Özetleme. Son şeklini verme. Tamamlama.

İngilizce Finalised Türkçe anlamı, Finalised eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Finalised ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Briefed : Brifing yapmak. Bilgilendirmek. Avukat. Kısa. Kısa ve öz. Talimat veya bilgi vermek. Avukat tutmak. Dava özeti. Talimat.

Docket : Bekleyen davalar listesine kaydetmek. Listeye kaydetmek. Yaftalamak. Özet olarak deftere geçirmek. İş listesi. Fiş. Etiket. Karar defteri. Makbuz.

Accomplishes : Sonunu getirmek. Yerine getirmek. Sonuçlandırmak. Başarılı olarak tamamlamak. Becermek. Başarı elde etmek. Başarıyla tamamlamak. Yapmak.

Arrange : Düzenli bir şekilde yerleştirmek. Yoluna koymak. Hazırlanmak. Düzeltmek. Bağlamak. Yapıt yaratmak. Hazırlamak. Planlamak. Sıraya koymak. Dizmek.

Arrest : Önlemek. Tutuklama. Götürmek. Varış. Geliş. Çekmek. Yakalama. Yakalamak. Gelen kimse. El koymak.

Break up : Dağılıp parçalanmak. Dağılmak. Parçalamak. Eğlendirmek. Sona ermek. Yolları ayrılmak. İlişkiyi kesmek. Bozulmak (nişan). Parçalanmak.

Break off : Kopartmak. Kesmek. Koparmak. İlişik kesmek. Kırılmak. Aniden kesmek. Münasebeti kesmek. Kopmak. İlişiğini kesmek.

Nail down : Tutturmak. -i çivilerle sabitleştirmek. Garantiye almak. Mıhlamak. Çivilemek. Çivi ile tutturmak.

Log off : Oturumu kapatmak. Oturumu kapat. Bağlantıyı kesme. Bilgisayar oturumunu sonlandırmak. Oturumunu kapat. Sistemi kapatmak. Oturum kapamak. Sistemden çıkmak.

Abstract : Özet çıkarmak. Özet. Çıkarmak. Çekmek. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Almak. Kafasını meşgul etmek. Damıtmak (biyoloji terimi). Heykel. Soyut resim.

Finalised synonyms : complement, finalized, abridges, end, capsulize, compress, terminate, bring to completion, button up, carry through with, finalise, complementing, accomplish, bring to a close, scotch, boffs, brief, abridge, be through, cap, abridging, clear up, boil down, con dense, call it off, accomplishing, carry out, finalize, boff, abbreviate, bring to an end, do a sum, compresses.

 

Finalised zıt anlamlı kelimeler, Finalised kelime anlamı

Begin : Çığır açmak. Önayak olmak. Vücut bulmak. Başlamak. Start vermek. Başlatmak. Meydana gelmek. Adım atmak. Atılmak. Doğmak.