Fine down türkçesi Fine down nedir

Fine down ingilizcede ne demek, Fine down nerede nasıl kullanılır?

Fine : Para cezası vermek. Ağır para cezası. Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza. Cezalandırmak. İyi. Ceza kesmek. Hoş. Trafik cezası kesmek. İnce.

Down : Aşağı. Yıkmak. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Bozuk. Aşağısına doğru. Yere sermek. Boyunca. Çabucak içmek.

Fine adjustment : İnce ayar.

Fine aggregate : İnce agrega. İnce agregat.

Fine art : Güzel sanatlar. Güzel sanat.

Fine art works : Güzel sanat yapıtları. Estetik nitelikte olan ve 5846 sayılı yasanın dördüncü maddesinde sayılarak koruma kapsamında bulunan yapıtlar, renkli ya da renksiz çizgilerle belirtilen estetik niteliği bulunan ürünler.

İngilizce Fine down Türkçe anlamı, Fine down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fine down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Taper : Sivrileşmek. İnce ve uzun mum. Uca doğru incelmek. Sivrilmek. Ucunu sivriltmek. Zayıf ışıklı alet. Sivrilen şey.

Whetted : Bileylemek. Bilenmiş. Açmak. Uyandırmak. Tahrik etmek. Bilemek.

Depurate : Temizlemek. Temizlenmek. Tasfiye etmek.

Corrode : Paslatmak. Paslandırmak. Çürütmek. Kemirmek. Korozyona uğramak. Yıpratmak. Paslanmak. Çürütmek (pas veya kimyasal madde). Yıpranmak. Aşındırmak.

 

Diminish : Kısaltmak. Azaltmak. Kısmak. Eksilmek. Azalmak. Küçültmek. Küçülmek. Hafifletmek.

Convert : Evirmek. Tahvil etmek. Dönme. Dönüştürmek. Dininden döndürmek. Değişmek. Bir birim dizgesinden başka birine, örneğin c.g.s.'ten m. k. s.'e geçmek. Çevirmek. İnancını değiştirmek. Dinsel ya da siyasal bir inancın, bir kanının yerine başka birinin benimsenmesi. bunu yapan kişi.

Erode : Tüketmek. Sarsmak. Kemirmek. Yıpratmak. Yemek. Yıpranmak. Erozyona uğratmak. Korozyona uğratmak. Aşındırmak.

Slim : Azıcık. Narin. Az. Zayıflamak. Kilo vermek. Zayıflatmak. Kurnaz. İnce bir görünüm vermek. İnce.

Hackled : Keten tarağından geçirmek. Keten tarağı. Keten tarağı ile taramak. Çentmek. Horozun boynundaki uzun tüyler. Parçalanmak. Parçalamak. Boyun tüyleri. Yontulmak.

Exulcerate : Çürütmek. Kendi kendine yara olmak. Yemek. Yenmek. Rahatsız etmek. Paslanmak. Yıpratmak. Çürümek. Taciz etmek.

Fine down synonyms : dilute, civilising, drove, attenuate, refine, cuspidate, clarified, sharpens, refines, consume away, cleanses, defecate, whet, civilise, chisel, fined, defecates, become thin, rarefies, slenderize, abrade, cleanse, fine off, fair, clarifying, be eroded, cleans, rarefying, become slimer, chip, fine away, hacked, hackle.