Fiords türkçesi Fiords nedir

Fiords ingilizcede ne demek, Fiords nerede nasıl kullanılır?

Fiord : Fiyord. Fiyort. Bkz.fjord. Dar ve derin körfez. Haliç.

Fiorello henry la guardia : (1882-1947) abd'li avukat. New york city belediye başkanı (1933-1945). Abd temsilciler meclisi üyesi.

Fiorello henry laguardia : Fiorello la guardia (1882-1947). Abd temsilciler meclisi üyesi. New york city belediye başkanı (1933-1945). Abd'li avukat.

Fiorentina : İtalyan fubol takımı.

Fiorite : Fiorit.

Pedrifious : Gaddar.

Fio : Bir tekneyi yükleme ve boşaltma maliyeti gemiyi kiralayana aittir.

İngilizce Fiords Türkçe anlamı, Fiords eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fiords ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Language : Dili. Lisan. Mesleki dil. Edebiyat. Konuşulur. Dil.

Inlet : Körfez. Methal. Koymak. Körfezcik. Kakılmış şey. Giriş. Koy. Giriş noktası. Ağız.

Estuaries : Nehir ağzı. Haliçler.

Firth : Nehrin denize karıştığı dar bölge. Nebraska eyaletinde yerleşim yeri. Haliç (iskoçya'da). İdaho eyaletinde şehir. Körfez.

Speech : Şive. Konuşma. Savunma. Gramer, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tekellüm. Nutuk. Bir maksadı anlatmak üzere söylenen kelime veya kelimelerden oluşan dizi; toplumsal bir kurum olan dilin kişi tarafından özel olarak kullanılması. Diskur. Dil. Düşünceyi sözle ifade etme işi. aynı dili konuşan bireyler arasında sözle anlaşma biçimi.

 

Armlets : Kolçak. Kolluk. Kısa kol. Koy. Pazıbent.

Estuary : Gün ışığında kullanılan. Özellikle gelgit olayının büyük ölçüde görüldüğü kıyılarda, akarsuların ağızlarında oluşan huni biçiminde derin, az çok geniş ve uzun doğal suyolu. Ağzı. Gelgit olaylarından etkilenen kıyılarda, az çok huniye benzer dere ağzı. Irmak ağzı. Nehir ağzı. Nehir. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Gel-git olayından etkilenen geniş ırmak ağzı.

Fjord : Eksenucu bölgesine komşu kıyılarda dördüncü çağ buzullarının oluşturdukları dik yamaçlı, derin eski buzul koyaklarının aşağı kesimlerinin, deniz altında kalmasıyla oluşan körfezlerden her biri. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Denizin dar, uzun ve dik çeperli bir kolu; genel olarak, kara içine doğru uzanan batmış oluk biçiminde bir buzul koyağı.

Spoken language : Sözlü dil. Bir dilde ağızdan ağıza değişerek çeşitli söyleyiş özellikleri taşıyan ve yazı dilinden farklı olan dil: şuncacıktan kuşbazlığa vurup ipini boşlamasaydık, nice baltalara sap olduktu, adam sırasına bile girdik gittiydi (k. tahir, yol ayrımı, s. 75). oni anlatāyim, oni anlatalum, bak sen de ėyi hatirlattuntun oni. tebi baştan başlāyirum ha (t. günay, rize ili ağızları, s. 245) vb. karşıtı yazı dili'dir. İnsanların iletişim için kullandıkları dil. Konuşulan dil. İnsanların konuştukları dil. Konuşma dili.

Inletting : Giriş ağzı. Methal. Körfezcik. Koymak. Giriş noktası. Körfez. Ağız. Giriş yeri. Küçük körfez.

Fiords synonyms : speech communication, oral communication, spoken communication, linguistic communication, voice communication, fjords, fiord, loch, frith, armlet, inlets, firths, golden horn.