Firefight türkçesi Firefight nedir

  • Silahlı çatışma.
  • Ağır silahların kullanıldığı şiddetli çatışma.
  • Çarpışma.

Firefight ile ilgili cümleler

English: The firefighter helped the car-accident victim.
Turkish: İtfaiyeci araba-kazası kurbanına yardımcı oldu.

English: My dream is to be a firefighter.
Turkish: Hayalim bir itfaiyeci olmaktır.

English: Ali made up his mind to be a firefighter.
Turkish: Ali bir itfaiyeci olmak için kararını verdi.

English: Ali decided to be a firefighter.
Turkish: Ali bir itfaiyeci olmaya karar verdi.

English: Ali is a firefighter.
Turkish: Ali bir itfaiyeci.

Firefight ingilizcede ne demek, Firefight nerede nasıl kullanılır?

Firefighter : İtfaiyeci. Alevlerle mücadele eden veya söndüren kimse.

Firefighters : Alevlerle mücadele eden veya söndüren kimse.

Firefighting : İtfaiyecilik. Yangınları söndürme aktivitesi. Yangın söndürme.

Fireflies : Ateş böceği. Kuyrukları fosfor gibi ışıldayan gece hareketlenen böcek. Yıldızböceği. Ateşböceği.

Firefly : Yıldızböceği. Ateş böceği. Ateşböceği.

İngilizce Firefight Türkçe anlamı, Firefight eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firefight ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consignment : Aracıya satılmak üzere gönderilen mal. Mal gönderme. Sevkedilen mal. Bir malın belirli bir süre korunmasını ücret karşılığı birine bırakma. 2, ücret karşılığı belirli bir süre korunması için birine bırakılan mal. Koruyum. Gönderme. Gönderi. Sevk. Gönderilen mal.

 

Load : Yük yüklemek. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Şarj etmek. Yük. Silahı doldurmak. Çok yemek. Yükletmek. Yük olmak. Sıkmak.

Loading : Satış fiyatına idare faiz ve satış benzeri masrafların eklenmesi. Ek maliyet. Sürşarj. Yükleme. Satış ve benzeri masrafların eklenmesi. Doldurma. Gümrük, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Yeni yakıt unsurlarının reaktör kalbine konulması. Yük. Film takma.

Merchandise : Ticaret yapmak. Mal. Ticaret eşyası. Satın almak. Satılık eşya. Alışveriş etmek. -in ticaretini yapmak. Meta. Ticari eşya. Ticari mal.

Engagement : Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Sözleşme. Randevu. Birbirine geçme. Uğraş. Mülakat. Nişan. Nişanlanma.

Concussion : Şok. Darbe. Beyin sarsıntısı. Beyin sarsıntısı. şiddetli sarsıntı. Konküzyon. Sarsıntı. Sarsma. Şiddetli sarsıntı.

Shout out : Bağırarak söylemek. Avazı çıktığı kadar bağırmak. Haykırmak. Bağırmak.

Clash : Mücadeleye girişmek. Çarpmak. Gürültü yapmak. Anlaşamamak. Çatışmak. Birbirine gitmemek. Bindirmek. Çarpışmak. Uyuşmamak.

 

Ware : Mal. Eşya. Mamul mal. Pişmiş toprak gereçler. Dikkat etmek. Porselen eşya. Emtia. Tabak çanak.

Struggle : Cebelleşmek. Çaba. Boğuşmak. Çırpınmak. Savaşım vermek. Savaşım. Gayret. Çabalama. Savaş. Çalışmak.

Firefight synonyms : clashed, shootouts, lading, crashing, collisions, battle, conflict, combats, payload, cargo, shootout, combat, gunfights, crackup, shipment, contend, gunfight, action, collision, face off, clashing, product, fight, actions.

Firefight zıt anlamlı kelimeler, Firefight kelime anlamı

Improvidence : Savurganlık. Tedbirsizlik. İhtiyatsızlık. İsraf. Tutumsuzluk. Basiretsizlik.