Firewall türkçesi Firewall nedir

  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • (motorlu taşıtlarda) hızlanmak için son kuvvetle itmek veya hızlanmak için itme gücü uygulamak.
  • İnternete bağlı bir yerel alan ağına izinsiz girişe karşı korunmak için güvenlik sistemi (bilgisayar).
  • Kalkan.
  • Ateş duvarı.
  • Güvenlik duvarı.
  • Yangın duvarı.
  • [#bölme Bölme duvarı].

Firewall ile ilgili cümleler

English: I need to configure this server with an appropriate firewall system.
Turkish: Uygun bir güvenlik duvarı sistemiyle bu sunucuyu yapılandırmam gerekiyor.

Firewall ingilizcede ne demek, Firewall nerede nasıl kullanılır?

Firewalls : Yangından korunma duvarları. İnternete bağlı bir yerel alan ağına izinsiz girişe karşı korunmak için güvenlik sistemi (bilgisayar).

Firewalker : Kor halindeki kömür yatağı üzerinden çıplak ayakla yürüyen kimse.

Firewalking : Ateş veya sıcak taşların üzerinde çıplak veya yalın ayak yürüme. Kor halindeki kömür yatağı üzerinden çıplak ayakla yürüme eylemi.

Firewarden : Yangın koruma görevlisi. Yangın bekçisi. Yangın amiri.

Firewatcher : Ateşleri izleyen kimse (ıı dünya savaşı esnasında genellikle bir hava saldırısı keşif kolu üyesi olan). (ingiliz kullanımı) gözcü.

Fireweed : Yakıotu. Yakı otu.

Fireworm : Ateş böceği.

Firewoman : Kadın itfaiyeci. Yangınları söndürmek için işe alınan kadın.

 

Firework : Havai fişek. Hava fişeği.

Fire a broadside : Borda ateşi etmek.

İngilizce Firewall Türkçe anlamı, Firewall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firewall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort : İmtina etmek. Uşak salmak. Durdurmak. Düşük yapmak. Dölütünü düşürtmek. Düşürtmek (dölütü). Tamamlamadan durdurmak. Erken doğum yapmak. Çocuk aldırmak.

Outgoing : Çıkış. Akıp giden. Dışarı giden. Cana yakın. Giden. Sempatik. Çıkan. Canayakın.

Guard plate : Koruma levhası. Siper. Muhafaza plakası.

Driving force : İtici güç. Yürütücü kuvvet. Cesaret veren kişi. Olayın arkasındaki insan. İtme kuvveti. İtici kuvvet. Bir nesneyi ya da bir dizgeyi devindirmek için kullanılan kuvvet. Sürükleyici kuvvet. Sürücü kuvvet.

Bucklers : Loca kapağı. Nefer. Siper. Küçük kalkan.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Splasher : Çamurluk. Sıçratıcı. Tekerlek çamurluğu. Siper.

Dividing wall : Bölme.

Acception : Onaylama. Benimseme. Kabul. Kabul edilmiş anlam.

Access control : Erişim denetim. Erişim denetimi. Giriş kontrolü. Sistemler veya dosyalara sınırlanmış erişim. Erişim kontrolü.

Firewall synonyms : turbot, thrust, abort sequence, splashers, wall, accelerator key, ac adapter, bulkheads, access control entry, set, bulkhead, fire wall, drive, accent char, scutum, baffle wall, mantlet, access key, security wall, party wall, absolute loader, shield, abbreviate, buckler, parting wall, gable, access mechanism, absolute device, abstract syntax tree, partition wall, aegis, abnormal end, deflector.