Firework türkçesi Firework nedir

Firework ile ilgili cümleler

English: Ali set off some fireworks.
Turkish: Ali bazı havai fişekleri ateşledi.

English: Did you see yesterday's fireworks?
Turkish: Dünkü havai fişek gösterisini gördün mü?

English: As soon as it gets dark, the fireworks will start.
Turkish: Gece olur olmaz, havai fişek atılmaya başlandı.

English: Are fireworks legal in Australia?
Turkish: Avustralya'da havai fişek yasal mı?

English: I see fireworks!
Turkish: Havai fişek görüyorum!

Firework ingilizcede ne demek, Firework nerede nasıl kullanılır?

Fireworks : Patlama. Donanma fişekleri. Çatapatlar. Kestanefişekleri. Havai fişek gösterisi. Fişek. Havai fişekler. Çıngar.

Fireworm : Ateş böceği.

Firewoman : Yangınları söndürmek için işe alınan kadın. Kadın itfaiyeci.

Firewood : Yakacak odun. Çıra. Odun. Yakıt olarak kullanılan odun. Yakmalık odun.

Firewoods : Odun. Yakacak odun. Yakmalık odun. Yakıt olarak kullanılan odun. Çıra.

Fireweed : Yakıotu. Yakı otu.

Firewalker : Kor halindeki kömür yatağı üzerinden çıplak ayakla yürüyen kimse.

Firewalls : İnternete bağlı bir yerel alan ağına izinsiz girişe karşı korunmak için güvenlik sistemi (bilgisayar). Yangından korunma duvarları.

Fire a broadside : Borda ateşi etmek.

 

Firewatcher : (ingiliz kullanımı) gözcü. Ateşleri izleyen kimse (ıı dünya savaşı esnasında genellikle bir hava saldırısı keşif kolu üyesi olan).

İngilizce Firework Türkçe anlamı, Firework eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Firework ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skyrocket : Birdenbire yükselmek veya artmak. Fırlamak. Birdenbire yükseltmek. Birden artmak.

Sparkler : Donanma fişeği. Maytap. Parlayıcı. Parlak mücevher.

Rocket : Jülyen. Azar. Frenkmenekşesi. Roket atmak. Roka. Hardalgiller (brassicaceae) familyasından, 50 cm kadar boylanabilen, parçalı yapraklı, sarımtırak çiçekli, yaprakları çiğ olarak salata gibi yenen tek yıllık, otsu bir bitki. Fırlamak. Füze fırlatmak.

Pyrotechnic : Parlak (zeka). Pyroteknik. Hidroteknik. Fişeklerle ilgili. Fişekçilik ile ilgili. Piroteknik.

Cracker : Patlangıç. Artist gibi kız. Sistem kırıcı. Kırıcı yuvgu. Galeta. Piliç. Kırıcı. Bisküvi. Gevrek. Kıracak.

Firecracker : Kestane fişeği. Kağıda sarılmış baruttan yapılan ses çıkarıcı. Maytap. Kestanefişeği. Kız kovalayan. Göze çarpan şey. Kağıt fişek. (mecazi olarak) çekici veya alımlı kimse.

Skyrockets : Birdenbire yükselmek veya artmak. Birden artmak. Fırlamak. Birdenbire yükseltmek.

Pyrotechnical : Fişekçilik ile ilgili. Payroteknik. Tenek fişekçiliği. Parlak (zeka).

Fizgig : Balık yakalamak için kullanılan ve bir sapı olan sivri uçlu alet. Hoppa kız. (avustralya argosu) polis muhbiri. Hareket ettiğinde tıslama sesi çıkaran havai fişek.

Catherine wheel : Çarkıfelek. Yanlamasına takla. Gül biçiminde renkli pencere. Işıklar saçarak dönen fişek. Şişleri kenardan dışarı çıkan tekerlek.

 

Firework synonyms : pinwheel, low explosive, banger, rockets, maroon, sparklers, roman candle, squib, serpent, torpedo, rocketed.

Firework zıt anlamlı kelimeler, Firework kelime anlamı

High explosive : Güçlü patlayıcı. Tahrip gücü yüksek.

Firework ingilizce tanımı, definition of Firework

Firework kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A device for producing a striking display of light, or a figure or figures in plain or colored fire, by the combustion of materials that burn in some peculiar manner, as gunpowder, sulphur, metallic filings, and various salts. The most common feature of fireworks is a paper or pasteboard tube filled with the combustible material. A number of these tubes or cases are often combined so as to make, when kindled, a great variety of figures in fire, often variously colored. The skyrocket is a common form of firework. The name is also given to various combustible preparations used in war.