Fledging türkçesi Fledging nedir

  • Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak.
  • Tüylenmek.
  • Tüyleri çıkmak.
  • Tüy takmak (ok).
  • Tüylenmek (kuş).
  • Tüylerle kaplamak.
  • Tüylendirmek.

Fledging ingilizcede ne demek, Fledging nerede nasıl kullanılır?

Fledgier : Tüylü (kuş). Tüyle kaplı.

Fledge : Tüylenmek. Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak. Tüyleri çıkmak. Tüylenmek (kuş). Tüylendirmek. Tüyle kaplanmak. genellikle uçmak için yuvayı terk etmek. Tüy takmak (ok). Tüylerle kaplamak.

Fledged : Vanalı. Olgunlaşmış. Tüyleri olan. Kuş tüylü. Olgun. Uçabilir.

Fledgeless : Tüysüz. Tüyleri olmayan.

Fledgeling : Acemi çaylak. Tüyleri yeni çıkmış kuş. Yeni palazlanan. Kuş yavrusu. Yavru kuş.

Fledges : Tüylenmek. Tüylendirmek. Tüyleri çıkıncaya kadar bakmak. Tüyleri çıkmak. Tüylerle kaplamak. Tüylenmek (kuş). Tüy takmak (ok).

New fledged : Yeni tüylenmiş. Yeni çıkan.

Full fledged : Tüyleri büyümüş. Bütün. Becerikli. Deneyimli. Ehliyetli. Tam. Tam vaziyette.

Unfledged : Toy. Gelişmemiş. Hayatı tanımayan. Acemi. Tüyü bitmemiş. Tüysüz. Tüyleri bitmemiş. Deneyimsiz.

Fledglings : Acemi. Toy. Yavru kuş. Kuş yavrusu. Acemi çaylak. Yeni filizlenmeye başlayan. Yeni (yeni) filizlenmeye başlayan. Tüyleri henüz bitmiş yavru kuş. Tecrübesiz. (yeni yeni) yeşeren veya yeşermeye başlayan.

 

İngilizce Fledging Türkçe anlamı, Fledging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fledging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mastication : Çiğneme. (besin) çiğneme. Besinin iyice küçük parçalara ayrılması için çiğnenmesi. mastikasyon. Mastikasyon.

Surfeit : Fazlasıyla içirmek. Fazlasıyla yedirmek. Aşırı miktar. Aşırı yemek. Tokluk. Fazlalık. Fazlasıyla (yemek). Çok fazla. Fazlasıyla doldurmak. Tıka basa yedirmek.

Lactation : Meme verme. Sağım dönemi. Süt verme. Emzirme. Süt salgılama. Laktasyon. Sütlenme. Süt gelmesi. Memeli hayvanlarda doğumla birlikte meme bezlerinden süt salgılanmaya başlanması ve bu süt salgılamasının belirli bir süre devam etmesi.

Bite : (böcek) sokmak. Yakmak (soğuk). Yakmak. Sızlamak. Yemek. Kavramak. Dişlemek. Lokma. Isırmak. Acıtmak.

Lunching : Öğle yemeği yemek. Öğle yemeği. Tümsek.

Browsing : Otlama. Gözden geçirme. Düzenli otlatma. Sürekli otlatma. Tarama. Göz atma. Karıştırma (kitap). Gözatma.

Relishing : Zevkle yemek. Hoşlanmak. Zevk almak. Hazzetmek. Hoşuna gitmek. Tadına varmak. Mis gibi kokmak. Hoş tat vermek. Beğenmek. Hoş kokmak.

Feasting : Ziyafete katılma. Sevindirme. Büyük miktarda yemek yeme.

Alimentation : Destekleme. Alimentasyon. Besin maddesinin canlı tarafından yutulması, sindirilmesi, damarlarla kullanılacakları yerlere taşınması ve sonunda organizma tarafından kullanılacak hale getirilmesi. alimentasyon, nütrisyon. Beslenim. Beslenme. Besleme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Besleme, beslenme.

Tasting : Tatma. Düzensizlik. Tadına bakma.

Fledging synonyms : total parenteral nutrition, mycophagy, spoonfeeding, coprophagia, infant feeding, hyperalimentation, tpn, manduction, forced feeding, intravenous feeding, intake, gigs, supplying, savoring, suckling, nap, chewing, gigged, fledge, get rich, gigging, iv, consumption, degustation, necrophagy, overfeeding, provision, browse, uptake, dining, graze, naps, savouring.

 

Fledging zıt anlamlı kelimeler, Fledging kelime anlamı

Experienced : Anaç. Görgülü. Görmüş geçirmiş. Olgun. Deneyim edilmiş. Usta. Pişkin. Deneyimli. Deneyim sahibi. Tecrübe sahibi.

Unfledged : Gelişmemiş. Toy. Tüysüz. Acemi. Deneyimsiz. Tüyleri bitmemiş. Tüyü bitmemiş. Hayatı tanımayan.