Flitches türkçesi Flitches nedir
Flitches ingilizcede ne demek, Flitches nerede nasıl kullanılır?
Flitch beam : Çatma kiriş.
Flitch girder : Kafes kirişi. Kafes kiriş.
Flitch : Hatıl.
Flitching : Dilbalığı eti tek parça. Hatıl. Domuz döşü tuzlanmış. Direk. Füme jambon.
Flit : Geçip gitmek. Uçup gitmek. Geçmek. Çırpınmak. Gitmek. Taşınmak. Hızla geçmek. Uçmak. Uçuşmak. Başka eve taşınmak.
Flittered : Çırpınmak.
Flitting : Uçup gitmek. Geçip gitmek. Hızla geçmek. Oradan oraya uçmak. Tatlı tatlı ve hızlıca uçma. Çırpınmak. Geçmek. Uçuşmak. İhtilaf. Anlaşmazlık (iskoçça kullanımı).
Flittermouse : Yarasa. (zooloji) flickermouse. Avrupa'ya özgü küçük yarasa.
Flits : Hızla geçmek. Çırpınmak. Taşınmak. Geçip gitmek. Uçuşmak. Geçmek. Başka eve taşınmak. Uçmak. Gitmek. Uçup gitmek.
Flittering : Çırpınmak.
İngilizce Flitches Türkçe anlamı, Flitches eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flitches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Embracement : Bağıra basma. Kucaklama. Sarıp sarmalama. Benimseme. İçine alma. Kabul etme.
Girder : Yollama. Putrel. Kiriş. Taban. Ana kiriş. Mertek. Potrel.
Pole : Sırıkla atlamada kullanılan kamış, kauçuk, metal vb. yapılmış uzun esnek çubuk. Bir mıknatısın, mıknatıslığının toplandığı uçların her biri. bir elektriksel gözenin üşeklerinin, yani dışa erke veren uçlarımın her biri. Leh. Karşıtuç. Sırıklamak. Sırık. Dikme. Sırıkla desteklemek. Uç.
Column : Omurgalılarda kalın bağırsağın rektumdan önce gelen, dışkıdan fazla suyu emen bölgesi. böceklerde bağırsağın ikinci bölgesi. elektron mikroskobunda elektromanyetik merceklerin yerleştirildiği, içinden elektronların geçtiği havası boşaltılmış metal boru. Köşe. Dikeç. Kol. Makale. Destek. Kolon. Takla atarak birbirinin omuzuna, çıkan ve bir «sütun» oluşturulan görünüş bk. dörtlü kolon, üçlü kolon.
Mast : Bayrak direği. Seren. Kozalak. Gönder. Gemi direği. Gırgır teknesinde ağ makarasını taşıyan esas ve yardımcı direkler. Dikme. Palamut. Kayın palamudu. Bom direği.
Grip : Kavramak. Etkilemek. Yapışmak. Yakalamak. Tutmak. Dikkatini çekmek. Çekmek. Çekiç tutağı. Kavrama. Çekicin, tek parçadan ya da çift örgüden yapılmış, sert, oynaksız, atış sırasında esnemeyen tutma yeri.
Clasp : Tutmak. Sarılmak. Tokalamak. Sıkı sıkı tutma. Sıkıca tutmak. Toka ile tutturmak. Bağlamak. Kavrama. Kenetlenmek. Tutturmak.
Pillared : Önemli destekçi. Kagir ayak. Önemli yandaş. Sütunlu. Yapısal blok. Direkli. Sütun. Önemli üye. En önemli kişi.
Wrestling hold : Bel kündesi. Güreş tutuşu. Kurtkapanı.
Stretchers : Teskere (inşaat). Sedye. Kasnak. Ayakkabı kalıbı. Teskere. Tuval. Gergi. Gerici. Gerdirme tertibatı.
Flitches synonyms : taking hold, chokehold, john fletcher, choke hold, grasping, clench, masting, backbones, pillars, embracing, backbone, grasp, flitching, clutch, atlas, pillar, pile, hold, embrace, seizing, prehension, stretcher, flitch, masts, atlantes.

Bu kısımda Flitches kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flitches ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flitches anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flitches ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.