Mast türkçesi Mast nedir
- Seren.
- Palamut.
- Kayın palamudu.
- Kozalak.
- Meşe palamudu.
- Bom direği.
- Gırgır teknesinde ağ makarasını taşıyan esas ve yardımcı direkler.
- Gemi direği.
- Bayrak direği.
- Gönder.
- Dikme.
- Direk.
Mast ile ilgili cümleler
English: Ali has turned off the master switch.
Turkish: Ali ana şalteri kapattı.
English: "It must bother you to have taken a bad master." "I'm stupid too. So, it's all right."
Turkish: "Kötü bir öğretmene sahip olmak sizi rahatsız ediyor olmalı." "Ben de aptalım. Öyleyse, tamam. "
English: Ali got his master's degree three years ago.
Turkish: Ali yüksek lisansını üç yıl önce aldı.
English: According to my experience, it takes one year to master French grammar.
Turkish: Benim deneyimlerime göre, Fransızca dil bilgisini öğrenmek bir yıl alır.
English: Ali called himself the Master of the Universe.
Turkish: Ali kendine Evrenin Sahibi adını koydu.
Mast ingilizcede ne demek, Mast nerede nasıl kullanılır?
Mast antenna : Direk anten. Direk anteni.
Mast cell : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağ dokusunun esas hücrelerinden metakromasi özelliği gösteren, 20-30 µm çapta, büyük çekirdekli, stoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin ve histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. Mast hücresi. Bazofillere benzeyen, ıge için fc almacı taşıyan, ıge ve antijenle bağlandığında granülleri hücre dışına boşalarak histamin ve lökotrienler gibi birçok mediatörün salınımına neden olan, çok fazla granül içeren, kan damarları çevresinde bulunan doku hücresi. histamin ve heparin gibi maddeler içeren, büyük granülleri vardır ve bazik boyalarla metakromazi verirler. Bağ dokusunun esas hücrelerinden, metakromasi özelliği gösteren, 20-30 (mikron) kadar çapta, plazma zarında e antikorları bulunan, büyük çekirdekli, sitoplazması bol granüllü, granüllerinde heparin, histamin içeren, alerjik durumlarda faal olan bir hücre. mastosit, labrosit.
Mast cell leukemia : Mast hücre lösemisi. Genellikle 8 yaşından büyük erkek kedilerde, dalağın büyümesi, anemi, kusma, karaciğer ve iç organlara ait lenf yumrularında büyüme, asitesle dalakta kırmızı pulpada yoğun mast hücrelerinin birikimiyle belirgin hastalık.
Mast cell tumor : Mast hücre tümörü. Mast hücrelerinin çeşitli organ ve dokularda yerel olarak çoğalmasıyla oluşan, genelikle iyicil, seyrek olarak da kötücül tümör, mastositom. tüm hayvan türlerinde rastlanır ancak köpeklerde daha çok görülür.
Half mast flags : Yarıya çekilmiş bayraklar. Direğin tepesinden yarıya kadar salınan bayraklar.
At half mast : Yarıya indirilmiş.
Aerial mast : Anten direği.
Jigger mast : Kontra mizana direği.
Antenna mast : Anten çubuğu. Anten direği. Kulesi.
Flag at half mast : Yarıya indirilmiş bayrak.
İngilizce Mast Türkçe anlamı, Mast eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Mast ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Acorn : Pelit.
Gallnuts : Yumru. Meşe mazısı. Mazı.
Coquina : Doğu ve güney abd'nin gelgit bölgesinde yaygın olan küçük deniztarağı. Kavkaa kalkeri. Kavkı-kayaç. Kavkılarla ve kavkı parçalarıyle yapılan bir kireştaşı. Deniz kabukları ve mercanlardan oluşan mercana benzeyen yumuşak beyazımsı taş (inşaat malzemesi olarak kullanılır). Kavkı kayaç.
Valonia : Pelit. Kurutulmuş palamut kadehleri (palamutmeşesinin). Kurutulmuş palamut yüksükleri (palamutmeşesinin). Palamut (botanik terimi).
Jiggermast : Küçük yelkenli gemi (denizcilik). Mizana direği. Yelkenli gemide bulunan küçük direk. Kontra mizana.
Feed : Geçindirmek. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Otlamak. Yemek vermek. Bir sürece gönderilen ham özdek. Besleme. Yiyecek vermek. Yemek yemek. Besin. Bilgisayar, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Shaft : Hava bacası. Cirit sapı. Ön bölümü maden başa bağlı, en geniş yeri ip sargılı, tahta ya da madenden yapılmış cirit gövdesi. Maden kuyusu. Tüy ekseni. Dingil. Kuyu. Gövde. Şua.
Tunnies : Tonbalığı. Torik. Altıparmak. Ton balığı. Orkinos. Orkinos balığı.
Doorposts : Kapı dikmesi. Söve. Kapı süvesi.
Nutgall : Meşe mazısı.
Mast synonyms : mizenmast, mizzenmast, coquinas, gallnut, tunny, yards, cone, erecting, poled, backbones, topmast, pile, goad, bonito, send at, fixing, erections, flag staff, jibbed, erection, provender, pillared, jibbing, pine cone, strobila, flagstick, sailing vessel, flagstaffs, masting, sprits, bonitos, tunny fish, only child.
Mast ingilizce tanımı, definition of Mast
Mast kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To furnish with a mast or masts. As, to mast a ship. A pole, or long, strong, round piece of timber, or spar, set upright in a boat or vessel, to sustain the sails, yards, rigging, etc. A mast may also consist of several pieces of timber united by iron bands, or of a hollow pillar of iron or steel. The fruit of the oak and beech, or other forest trees. A spar or strut to which tie wires or guys are attached for stiffening purposes. Nuts. To put the masts of in position. Acorns.

Bu kısımda Mast kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Mast ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Mast anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Mast ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.