Flopperoo türkçesi Flopperoo nedir

  • Düşme.
  • Başarısızlığa uğrama.
  • Başarısız olma eylemi.
  • Cup sesi.
  • Suya düşme eylemi.

Flopperoo ingilizcede ne demek, Flopperoo nerede nasıl kullanılır?

Flopper : Berbat eden kimse. Rakibe faul aldırmak için kendini atmayı adet haline getirmiş sporcu. Eline yüzüne bulaştıran kimse. Sırtüstü geçiş yapan yüksek atlamacı. Başarısız olan kimse.

Floppers : Tavuk pençesi. Kuş pençeleri (hadde). Eline yüzüne bulaştıran kimse. Berbat eden kimse. Başarısız olan kimse.

Flopped : Batmak. Yığılmak. Düşürmek. Çırpınmak. Birden sertçe bırakıvermek. Suya düşmek. Çöküvermek. Düşüvermek. Başarısız olmak. Güme gitmek.

Floppier : Disket. Yumuşak ve sarkık. Sarkık. Disket kullanarak. Gevşek. Flop disk. Yumuşak ve kenarları sarkık. Flopi disk. Yumuşak.

Floppiest : Disket. Yumuşak ve sarkık. Flop disk. Gevşek. Yumuşak ve kenarları sarkık. Sarkık. Yumuşak. Disket kullanarak. Flopi disk.

Floppy disc : Bilgisayar için manyetik disk. Disket. Bilgisayar verisi depolamaki çin küçük esnek disk.

Floppy ears : Sarkık kulaklar.

Floppy disk : Esnek disk. Yumuşak disk. Manyetik disk. Disket. Flopi disk.

Floppily : Sarkık bir halde. Yumuşak bir şekilde.

Floppy drive : Disket sürücüsü. Disket sürücü.

İngilizce Flopperoo Türkçe anlamı, Flopperoo eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Flopperoo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decline : Eğmek. Çürümek. Çevirmek. Reddetmek. Alçalmak. Gerileme. Alçalma. Düşüş. Eğimi olmak.

Declinations : Reddetme. Yatma. Zayıflama. Sapma. Yokuş. Açılım. Geri çevirme. Meyil. Sukut. Azalma.

Plop : Cup. Cup diye ses çıkarmak. Cup diye düşmek. Cumbadak. Suya düşen ağır bir cismin çıkardığı ses. Cumburlop. Cumburtu. Şıp. Cup diye.

Descents : Çökme. Üşüşme. Miras kalma. İniş. Nesil. Sukut. Baskın. Bayır. Soy.

Degradation : Yitirim. Yozlaşma. Alçalma. Verim kaybı. Aşağılık bir durum. Bozunma. Bozulma. Rezalet. İndirgeme.

Degradations : Yozlaşma. Tenzil. Düşürme. Bozulma. Degradasyon. Azalma. Aşağılık bir durum. Rütbe indirme. İndirgeme.

Downfall : Yıkılma. Çökme. Mahvolma. Tuzak. Yıkılış. Ani yağış. Yağış. Boşanma (yağmur). Düşüş.

Descent : Çöküş. İnme. Köken. Bayır. Baskın. İniş. Yokuş. Miras kalma. Ani saldırı.

Comedowns : Düş kırıklılığı. Düş kırıklığı. Sukut. Hayal kırıklığı. Düşüş. Gerileme. Saygınlığını yitirme.

Dwindling : Küçülme. Azalma. Yavaş yavaş kaybolma.

Flopperoo synonyms : dropping, downfalls, ebbing, deducting, plopped, declination, comedown, plops, drop, plopping.