Flopped türkçesi Flopped nedir

Flopped ile ilgili cümleler

English: Ali flopped onto his bed and was soon fast asleep.
Turkish: Ali yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.

English: Our plan flopped.
Turkish: Planımız suya düştü.

Flopped ingilizcede ne demek, Flopped nerede nasıl kullanılır?

Flopper : Berbat eden kimse. Rakibe faul aldırmak için kendini atmayı adet haline getirmiş sporcu. Başarısız olan kimse. Eline yüzüne bulaştıran kimse. Sırtüstü geçiş yapan yüksek atlamacı.

Flopperoo : Başarısızlığa uğrama. Başarısız olma eylemi. Cup sesi. Suya düşme eylemi. Düşme.

Floppers : Başarısız olan kimse. Eline yüzüne bulaştıran kimse. Berbat eden kimse. Kuş pençeleri (hadde). Tavuk pençesi.

Floppier : Yumuşak ve kenarları sarkık. Yumuşak. Yumuşak ve sarkık. Sarkık. Gevşek. Flop disk. Disket. Disket kullanarak. Flopi disk.

Floppiest : Flop disk. Disket. Yumuşak ve sarkık. Disket kullanarak. Flopi disk. Sarkık. Yumuşak ve kenarları sarkık. Gevşek. Yumuşak.

Floppy : Yumuşak ve kenarları sarkık. Disket kullanarak. Yumuşak ve sarkık. Gevşek. Flopi disk. Sarkık. Yumuşak. Flop disk. Disket.

 

Floppy disk drive : Disket sürücüsü. Disket sürücü.

Floppy ears : Sarkık kulaklar.

Floppy disk controllers : Disket denetleyicileri.

Floppy drive : Disket sürücü. Disket sürücüsü.

İngilizce Flopped Türkçe anlamı, Flopped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flopped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deflates : Gururunu kırmak. Havasını boşatmak. Havasını boşaltmak. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahale etmek. Söndürmek. Gazını boşaltmak. Yükselişe müdahele etmek. Boşaltmak (havasını vb).

Agglomerates : Yığma. Yığışma. Bir araya getirmek. Toplama. Bir araya toplamak. Toplanmak. Toplamak. Yığmak.

Young lady : Genç kız. Hanım kız. Genç bayan. Genç kadın.

Caved : Açmak. Yıkılmak. Kazmak. Partiden kopmak. Çökmek. Oymak. Boyun eğmek. Pes etmek.

Splashing : Sıçramak. Suya çarpmak. Sıçratmak. Yıkanmak. Yağmak. Yıkamak. Sıçrama (döküm). Serpiştirmek. Reklamını yapmak.

Accumulate : Birikmek. Toplanmak. Çoğalmak. Yığmak. Biriktirmek. Toplamak.

Bring down : Yaralamak. Devirmek. Vurup indirmek. Değerini düşürmek. Aşağıya indirmek. Azaltmak. İndirmek. Yıkmak. Sürdürmek.

Foundered : Gemi batmak. Bataklığa saplanmak. Kurucu. Saplanıp kalmak. Yıkılmak. Çökmek. Sakatlanmak (at).

Drop the ball : Çuvallamak. Pot kırmak. Topu düşürmek.

Come to nothing : Gerçekleşmemek. Hiçbir sonuca ulaşmamak. Boşa çıkmak. Boşa gitmek. Heba olmak. Başarısız kalmak. Akim kalmak. Bir sonuç vermemek.

Flopped synonyms : fille, two lipped, liplike, three lipped, thick lipped, plummet, fall through, plummeting, agglomerate, collapsing, belly up, founder, deflate, fall down, flop, flit, conglomerate, curtailing, labiate, fall, crash, deflating, detract, cause to fall, flitted, congest, girl, draw a blank, flits, breaks, stranding, hit the sack, flickers.

 

Flopped zıt anlamlı kelimeler, Flopped kelime anlamı

Lipless : Dudakları olmayan. Dudaksız.

Empty : Aç. İçini çıkarmak. Dökmek. Anlamsız. Yoksun. Tahliye etmek. Saçma. Boş. Önemsiz. Dökülmek.