Flux türkçesi Flux nedir

Flux ingilizcede ne demek, Flux nerede nasıl kullanılır?

Flux and reflux : Meddücezir. Met cezir. Gelgit.

Flux cover : Eritken örtü.

Flux density : Akı yoğunluğu.

Flux oil : Bitüm yumuşatıcısı. Yumuşatıcı. Yumuşatıcı yağ.

Flux unit : Akış birimi.

Partide flux density : Dt zaman aralığmdaki parçacık akı artışı olan d0'nün], dt'ye oranı. Parçacık akı yoğunluğu.

Neutron flux density : Nötron akı yoğunluğu. Bir maddenin birim yüzeyinden birim zamanda geçen nötron sayısı.

Electrostatic flux : Elektrostatik akış. Elektrostatik akı.

Magnetic flux density : Manyetik akım yoğunluğu. Manyetik akı yoğunluğu. Mıknatıs akı yoğunluğu. Mıknatıssal akım yoğunluğu. Bir muknatıssal alan içinde, alanın kuvvet çizigilerine dik olarak yönelmiş birim yüzeyden geçen akı. bk. mıknatıssal irkilim.

Leakage flux : Kaçak akı.

İngilizce Flux Türkçe anlamı, Flux eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flux ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advancement : İlerleme. Terakki. Gelişim. Terfi. Tekamül. Gelişme.

Mobility : Devingenlik. Devinim. Kişilerin, bir yerden ve durumdan bir başka yere ve duruma devinmeye anık ve devinme gücünde olmaları. bu yatay ve dikey devinmenin sıklığı. Hareketlilik. Yükünlerin birim alan altındaki hızları. Bir akışkan içinde devinen parçacıkların hızlarını, devindiren kuvvete bağlayan katsayı. Fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mal ve üretim faktörlerinin dolaşımının serbestliği.

Fusion : Mecz olma. Fizik, iktisat, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eriyip kaynaşma. Füzyon. Çekirdek kaynaşması. İki firma ya da şirketin, hukuki varlıklarını sona erdirerek, yeni yasal unvan altında bir araya gelmeleri sonucu, her türlü varlık ve yükümlülüklerin yeni oluşturulan firmaya devredilmesi ya da bu iki firmadan birinin diğerine katılması. Eritilme. Erime. Kimi çekirdeklerin, çok yüksek sıcaklıklarda ve çok büyük nicelikte erke salarak birleşip, daha.büyük bir çekirdek oluşturmaları. Birleştirmek.

 

Incalculability : Hesaplanamazlık. Belirsizlik.

Drain off : Boşalmak. Boşaltmak. Akmak.

Creepages : Yayılma. Dağılma. Kayma. Sızıntı. Kaçak yolu.

Evolution : Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişim olayları, evolüsyon. Açılma. Gelişme. Isı vb verme. Açılım. Canlının tür olarak gelişmesi, bir canlıyı diğerinden ayırt eden morfolojik ve fizyolojik faktörlerin gelişmesi yolunda geçirilen bir seri değişme olayları, evolüsyon. Yayma. Arka arkaya gelme. Gelişim.

Afflux : Akın. Kan toplanması. Kabarma. Kan hücumu.

Diversifications : Çeşitleme. Çeşitli hisse senedi ve tahvillere yatırım yapma. Çeşitlenme. Çeşitlilik. Diversifikasyon. Farklılaştırma. Çeşitlendirme.

Effusion : Taşkınlık. Lav taşması. Dökme. Sızım. Sızınım. Coşkunluk. Dışarı akma. Efüzyon. İçini dökme. Fizik, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Flux synonyms : neutron flux, chute, acid proof, solvent, change over, alternations, liveliness, driftiest, mercurialness, funnels, altering, instability, advance heading, limberness, chopping, changeability, acid rock, flow, dissolving, course, acidization, chicken feed, fusions, rate, pour, circulation, acid treatment, advancements, empty, ascent, alterableness, fluctuations, the incoming tide.

 

Flux zıt anlamlı kelimeler, Flux kelime anlamı

Stand still : Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak. Kımıldamadan durmak. Hareket etmemek.

Flux ingilizce tanımı, definition of Flux

Flux kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Variable. Constant succession. Change. Unstable. Inconstant. Flowing. A continuous moving on or passing by, as of a flowing stream. The act of flowing. To affect, or bring to a certain state, by flux.