Fly at türkçesi Fly at nedir

  • Üzerine atılmak.
  • Birdenbire üstüne saldırmak.
  • Üstüne atlamak.
  • Saldırmak.
  • Üstüne saldırmak.
  • Fırlamak.
  • Atılmak.
  • Üzerine fırlamak.
  • Üzerine çullanmak.

Fly at ile ilgili cümleler

English: She glanced briefly at the newspaper.
Turkish: Gazeteye kısaca göz attı.

English: This plane can fly at 800 miles an hour.
Turkish: Bu uçak saatte 800 mil uçabilir.

Fly at ingilizcede ne demek, Fly at nerede nasıl kullanılır?

Fly : -den kaçmak. Uçmak. Jet gibi gitmek. Ayar dişlisi (saat). Tüymek. Diptera takımındaki sineklerin genel adı. Uçakla gitmek. Uyanık. Olta sineği. Sahnede bulunan dekoru palangalar yoluyla sahne yukarsına çekme eylemi.

At : Ya. Hatta. Üzere. Nezdinde. Bir yeri belirtmek için kullanılır. E. Yanında. Ye. De. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır.

Let fly at somebody : Ateş etmek. Ağzına geleni söylemek. Tokadı yapıştırmak.

Fly a jetplane : Jet uçur.

Fly a kite : Uçurtma uçurmak. Uçurtma uçurtmak. Ortaya yem atmak. Sahte bono çıkarmak. Ağız aramak. Hatır senedi vermek. Zarf atmak. Karşılıksız çek vermek. Nabız yoklamak.

Fly about : Uçmak. Uçuşmak. Duyulmak. Ortaya çıkmak. Her yöne uçmak. Öteye beriye uçmak. (haber vb) yayılmak.

Fly agaric : Zehirli bir mantar. Sinek mantarı.

İngilizce Fly at Türkçe anlamı, Fly at eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Fly at ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Booms : Gürlemek. Uğuldamak. Çıkış yapmak. Geliştirmek. Gelişmek. Gümlemek. Gümbürdemek. Artırmak.

Boomed : Artırmak. Gürlemek. Çıkış yapmak. Gümbürdemek. Gümlemek. Hızla artmak (ticaret). Geliştirmek. Gümbürtü. Gelişmek. Uğuldamak.

Darted : Vın diye geçip gitmek. Çıkıvermek. Ok gibi fırlamak. Fırlatmak. Dart. Cirit. Sıçramak. Atmak.

Adventuring : Avantür. Risk. Sefer. Tehlikeli iş. Vurgunculuk. Riske atmak. Macera. Tehlikeye atmak. Yeltenmek.

Assail : Kınamak. Dil uzatmak. Sözlerle ya da yumruklarla saldırmak. İşe girişmek. Hücum etmek.

Break away : Sıvışmak. Kurtulmak. Kaçmak. Ayrılmak. Kopmak. Kaçıp kurtulmak. Kirişi kırmak.

Be dismissed : İşten çıkarılmak. Görevden alınmak. Görevden çıkarılmak. Görevlerinden azledildi. Salıverildi. Görevine son verilmek. Azledilmek. İşine son verildi. İşinden çıkarılmak. Açığa çıkarılmak.

Adventured : Tehlikeli iş. Sefer. Tehlikeye atmak. Avantür. Vurgunculuk. Yeltenmek. Macera. Risk. Riske atmak.

Lay on : Yüklenmek. Üstüne sürmek. Sağlamak. Sürmek. Yüklemek. Halletmek. Kullanmak (kamçı). Temin etmek.

Bolt : Saplaç. Tıkınmak. Sürgü düzeni. Sıvışmak. Sürgülemek. Elemek. Tülbentten geçirmek. Katları oluşturan oyuncuların bir sürgü gibi kapanıp açılmalarına dayanan oyun biçimi. Futbol, madencilik alanlarında kullanılır.

Fly at synonyms : bounces, break in on, assailing, attack, aggresses, dashes, assault, assaulted, bursts, burst, dash, dart at somebody, pitch into, set at, swoops, boom, bump up, assails, aggress, beat up, adventures, attacks, swoop, bounce, break, aggressed, begin singing, breaks, attacked, swooping, assaults, assailed, begin.