Darted türkçesi Darted nedir

Darted ile ilgili cümleler

English: She darted across the house to her room and closed the door behind her.
Turkish: Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.

Darted ingilizcede ne demek, Darted nerede nasıl kullanılır?

Darter : Perde ayaklı kuş. Yılanboyun. Fırlama. Tüneme. Tatlısu balığı. Fırlayan. Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımının, yılanboyungiller (anhingidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, afganistan, suriye, madagaskar ve türkiye'de yaşayan, boynu uzun ve pas renginde, tepe ve boynun arkası siyah olan bir tür. Süratle hareket eden kimse veya şey. Kaz karabatağı.

Darters : Yılanboyun. Yılan boyunlu. Kaz karabatağı. Kuşlar (aves) sınıfının, kürek ayaklılar (pelecaniformes) takımından, afrika, suriye ve madagaskar'da yaşayan, suya dalıp uzun, sivri gagalarını zıpkın gibi kullanarak balık avlayan, ucu yuvarlak ve uzun kuyruklu türleri olan bir familya. yılanboyun kuşu (anhinga rufa) iyi bilinen türüdür. Fırlayan. Yilanboyungiller. Tatlısu balığı. Süratle hareket eden kimse veya şey. Perde ayaklı kuş.

Endarterial : Bir arterin iç yüzeyine ait. Bir arterin iç astarı ile alakalı (anatomi terimi).

 

Endarteritis : Bir arterin iç yüzeyinin iltahaplanması. Bir arterin iç yüzey iltahabı (tıp veya medikal terimi). Endarterit.

Endarterium : Bir arterin iç yüzey astarı (anatomi terimi). Bir arterin iç yüzey kaplaması. Endarter.

Dart out : Hızla çıkmak.

Dart : Ok gibi fırlamak. Klasik balenin yedi dans hareketinden biri olan ileriye fırlama. Cirit. Fırlama. Atılmak. Atmak. Vın diye geçip gitmek. Sıçramak. Fırlatmak. Çıkıvermek.

Dart off : Ok gibi fırlayıp çıkmak.

Dart at somebody : Aniden saldırmak. Üzerine atılmak.

Dart player : Dart oyuncusu.

İngilizce Darted Türkçe anlamı, Darted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Darted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curst : Lanetli. Beddua edilmiş.

Javelin throwing : Cirit atma.

Cashiering : Kovmak. Vezneci (bankada). Kasa. Kasiyer. İşine son vermek. Veznedar. Kasadar. (özellikle ordudan) ihraç etmek.

Damned : İğrenç. Kör olasıca. Allah'ın belası. Kahrolası. Kör olası. Allahın belası. Aşırı. Çok. Lanet. Pek.

Heterogeneous : Farklı yapıda. Çokunsurlu. Çoklu türel. Ayrışık. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Heterojen. Çoktürel. Tek evreli olmayan, özellikleri kesikli olarak değişen ortamlara ilişkin. Ayrı cinsten veya değişik yapıda olan, değişik ögelerden oluşan. Değişik karakterlere veya yapılara sahip olma.

Gavelock : Demir manivela. Mızrak.

Omnifarious : Değişik türlerden. Her türden. Değişik türden. Her çeşitten.

Varying : Değişerek. Değiştiren. Değişen. Çeşitlenen. Degişken. Çeşitlenme. Farklılaştıran. Değişiklik gösteren. Değişken. Durmadan değişen.

 

Goddamn : Kahrolası. Allah'ın cezası.

Court : Yargılık. İle flört etmek. Davet etmek (tehlike veya hastalık vb'ni). Dalkavukluk yapmak. Fayda sağlamak. Aranmak. İstemek. Alan. Riskine girmek. Avlu.

Darted synonyms : blessed, shoot off, chuck away, bunged, infernal, dashes, break in on, jereed, breaks, begin singing, be dismissed, chucked, multifaceted, heterogenous, bursts, dart, bolts, bungs, belches, variform, boomed, booms, burst, versatile, deuced, chuck, multifarious, belched, variable, whip out, cast offs, skittered, catapulted.

Darted zıt anlamlı kelimeler, Darted kelime anlamı

Blessed : Kutlu. Bereketli. Kutsanmış. Allah'ın. Mutlu. Kutsal. Mutluluk veren. Mübarek. Huzurlu.

Homogeneous : Tekkökenli. Mütecanis. Yapısı ve özellikleri her yerinde özdeş olan (özdek). aynı dereceli ya da aynı boyutlu olan. Türdeş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bağdaşık. Tekunsurlu. Fiziksel ve kimyasal özellikleri, çeşitli bölgelerinde ayrılık göstermeyen tek evreli dizgelerin ortak özelliği. Benzeşik. Özellikleri, her noktasında eşdeğer olan özdek evresine ilişkin.

Unvaried : Değişmemiş. Aynı kalmış.

Darted antonyms : unmodified, same.