Fly a kite türkçesi Fly a kite nedir

  • Ortaya yem atmak.
  • Nabız yoklamak.
  • Sahte bono çıkarmak.
  • Uçurtma uçurtmak.
  • Zarf atmak.
  • Karşılıksız çek vermek.
  • Uçurtma uçurmak.
  • Ağız aramak.
  • Hatır senedi vermek.

Fly a kite ile ilgili cümleler

English: Let's fly a kite.
Turkish: Hadi uçurtma uçuralım.

Fly a kite ingilizcede ne demek, Fly a kite nerede nasıl kullanılır?

Fly : Saçılmak. Geçip gitmek. Çiftekanatlılar takımına bağlı birçok böcek türünün ortak adı. bk. karasinek. Uçma. -den kaçmak. Uçakla gitmek. Havalanmak. Sinek. Zaman akıp gitmek. Dalgalanmak (bayrak).

A : Bir. Amperin simgesi. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Herhangi bir. La (müzik terimi). (herhangi) bir. Atom ağırlığı.

Kite : Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Uçak. Mayın uçurtması. Hatır senedi. Mektup. Çaylak. Karşılıksız çek. Sahte bono. Kasnaklı. Uçurtma.

Fly a jetplane : Jet uçur.

Fly about : (haber vb) yayılmak. Duyulmak. Öteye beriye uçmak. Uçmak. Ortaya çıkmak. Her yöne uçmak. Uçuşmak.

Fly apart : Param parça olmak. Parçalanmak. Tuzla buz olmak. Bin parçaya bölünmek.

Fly agaric : Sinek mantarı. Zehirli bir mantar.

Fly alone : Yalnız uçmak.

Let fly at somebody : Tokadı yapıştırmak. Ateş etmek. Ağzına geleni söylemek.

Fly away : Uçup gitmek. Kaçmak.

 

İngilizce Fly a kite Türkçe anlamı, Fly a kite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fly a kite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fish for : Kazanmaya çalışmak. Peşinde koşmak.

Pumped : Şişirmek. Hava basmak. [#pompa Pompalamak]. Tulumba ile çekmek. Ağzından laf almak. İnip çıkmak (barometre). Nefesini kesmek.

Take a sounding : Ağzını aramak. İskandil etmek. Derinlik ölçmek. Ağız yoklamak.

Pump : Ağzını aramak. Tulumbayla çekmek. Şişirmek. Ağzından laf almak. Basaç. İnip çıkmak (barometre). Pompa. Pompalamak.

See how the wind blows : Durumun ne olduğunu anlamak. Şartları kontrol etmek.

Put out feelers : Nabzını ölçmek. Ağzını yoklamak. Ağzını aramak. Ağzından laf almaya çalışmak.

Sound out somebody : Ağzını aramak.

Feel the pulse : Kalp atışını hissetmek. Bilek veya boyundaki atardamarlara parmağını bastırmak suretiyle kalp atışını kontrol etmek.

Test the waters : Ağzını aramak. Nabzını ölçmek.

See how the land lies : Neler olup bittiğini öğrenmek. Aslını astarını öğrenmek. Şartları kontrol etmek. Durumun ne olduğunu anlamak. İşin iç yüzünü öğrenmek. İşlerin ne durumda olduğuna bakmak. Zemin yoklamak.

Fly a kite synonyms : fish for information.