Test the waters türkçesi Test the waters nedir

  • Nabız yoklamak.
  • Nabzını ölçmek.
  • Ağzını aramak.

Test the waters ingilizcede ne demek, Test the waters nerede nasıl kullanılır?

Test : Sert kabuk (böcek vb.). Bilgisayar, eğitim, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tecrübe etmek. Çözümleme. Maden eritme potası. Muayene. Sınama. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Yoklamak. Tahlil.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Waters : Kaplıca suyu. Deniz. Su birikintisi. Karasuları. Kalite. Sular. Su. Hare. Su kitlesi. Sıvı.

The waters : Deniz. Derya.

Cast thy bread upon the waters : Cömert ol ve diğerleri için iyi birşeyler yap ve böylelikle kutsanabilesin (incil'den). İyilik yap denize at balık bilmezse halik bilir.

Take the waters : İçmelere gitmek. Kaplıcaya gitmek.

 

İngilizce Test the waters Türkçe anlamı, Test the waters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Test the waters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Put out feelers : Ağız aramak. Ağzından laf almaya çalışmak. Ağzını yoklamak.

Sound out : Bir konuda bir kimsenin fikrini sormak. Tanıdık olmayan bir kelimeyi her harfin sesini yavaşça çıkararak onları bir kelime olarak birleştirmek (öğrenmeyi yeni öğrenen çocuklar için).

Sounded : Sonda ile yoklamak. Derıne dalmak (balina). Ses vermek. Sondayla bakmak. Belli etmek. Araştırmak. Muayene etmek. İskandil etmek. Ses çıkarmak.

See how the land lies : Aslını astarını öğrenmek. Şartları kontrol etmek. Durumun ne olduğunu anlamak. İşin iç yüzünü öğrenmek. İşlerin ne durumda olduğuna bakmak. Neler olup bittiğini öğrenmek. Zemin yoklamak.

Sounds : Araştırmak. Çalmak. Ses. Sondayla bakmak. Muayene etmek. Sesler. Derıne dalmak (balina). Ses efekti. Söylemek.

Fly a kite : Sahte bono çıkarmak. Zarf atmak. Ağız aramak. Hatır senedi vermek. Uçurtma uçurmak. Uçurtma uçurtmak. Ortaya yem atmak. Karşılıksız çek vermek.

Fish for information : Bilgi almaya çalışmak. Ağız aramak.

Pump : Şişirmek. Pompayla basmak. Ağız aramak. Tulumba ile çekmek. Ağzından laf almak. Pompalamak. Tulumba. Suyu yükseğe çıkartan aygıt. Hava basmak.

Take a sounding : Derinlik ölçmek. Ağız aramak. Ağız yoklamak. İskandil etmek.

Sound out somebody : Ağız aramak.