Take a sounding türkçesi Take a sounding nedir

  • İskandil etmek.
  • Derinlik ölçmek.
  • Ağız yoklamak.
  • Ağız aramak.
  • Ağzını aramak.

Take a sounding ingilizcede ne demek, Take a sounding nerede nasıl kullanılır?

Take : Almak. Tutma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kabul edilmek. Alınan taş. Tutuş. Pay. Etkili olmak. Ele almak. Avalanan hayvan miktarı.

A : (herhangi) bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Herhangi bir. Argonun simgesi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Pek iyi. Amperin simgesi.

Sounding : Sesli. İskandil. Tınlama. Öten. Derinlik ölçümü. Çınlayan. Şatafatlı. Ses getirici. Tantanalı. Yankılanan.

Take a back : Arka planda kalmak. Kendini göstermemek.

Take a back seat : Kenara çekilmek. Köşesine çekilmek. Bir kenara çekilmek. Geri plana çekilmek. Arka planda yer almak. Arka planda kalmak. Geri planda yer almak. Ön plana çıkmamak. Önemini yitirmek.

Take a beating : Yenilmek. Bozguna uğramak. Fark yemek. Dayak yemek. Çok para kaybetmek.

Take a bearing : Kerteriz almak. Kerteriz etmek.

Take a break : Mola alan. Aktivitelerde kısa bir araya giden. Mola vermek. Aralık vermek. Paydos etmek. Teneffüse çıkmak. Ara vermek.

Take a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Take a bath : Duş almak. Banyo yapmak. Çok para kaybetmek. Banyo almak. Yıkanmak. Zarar etmek.

 

İngilizce Take a sounding Türkçe anlamı, Take a sounding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take a sounding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sounds : Ses efekti. Derıne dalmak (balina). Muayene etmek. Ses çıkarmak. Belli etmek. Etki bırakmak. Sesler. Söylemek.

Be plumb : Şakulünde olmak. Şakulüne getirmek. Şakullemek.

Pump : Nefesini kesmek. Basaç. Suyu yükseğe çıkartan aygıt. Pompa. Tulumbayla çekmek. Pompayla basmak. Ağzından laf almak. Tulumba.

Fly a kite : Hatır senedi vermek. Karşılıksız çek vermek. Sahte bono çıkarmak. Nabız yoklamak. Ortaya yem atmak. Zarf atmak. Uçurtma uçurmak. Uçurtma uçurtmak.

Fish for : Peşinde koşmak. Kazanmaya çalışmak.

Plumbs : Ölçmek (derinlik). Düzeltmek. Ölçmek. Kurşunla kaplamak. (çekülle) düzeltmek. Doğrultmak. Tartmak. Derinine inmek. Su tesisatını kurmak.

Test the waters : Nabzını ölçmek. Nabız yoklamak.

Plumbed : Su tesisatını kurmak. Doğrultmak. Anlamaya çalışmak. Derinlemesine araştırmak. Ölçmek (derinlik). Kurşunla kaplamak. Düzeltmek. Tartmak. Derinine inmek.

See how the wind blows : Şartları kontrol etmek. Durumun ne olduğunu anlamak.

Take a sounding synonyms : sound out somebody, pumped, probe, probes, probing, feel the pulse, sounded, sound out, put out feelers, fish for information, plumb, probed.