Sounds türkçesi Sounds nedir
- Belli etmek.
- Ses vermek.
- Ağzını aramak.
- Ses çıkarmak.
- Muayene etmek.
- Çalınmak.
- Ses efekti.
- Etki bırakmak.
- Söylemek.
- Derıne dalmak (balina).
- Ses.
- Çalmak.
- Araştırmak.
- Sesler.
- Sonda ile yoklamak.
- İskandil etmek.
- Sondayla bakmak.
Sounds ile ilgili cümleler
English: Ali certainly sounds confident.
Turkish: Ali kesinlikle kendinden emin görünüyor.
English: Ali sounds frightened.
Turkish: Ali korkmuş gibi geliyor.
English: Ali certainly sounds like he comes from a rich family.
Turkish: Ali kesinlikle zengin bir aileden geliyor gibi görünüyor.
English: Ali certainly sounds like he's not planning to come.
Turkish: Ali kesinlikle gelmeyi planlıyor gibi görünüyor.
English: Ali sounds exhausted.
Turkish: Ali çok yorgun görünüyor.
Sounds ingilizcede ne demek, Sounds nerede nasıl kullanılır?
That sounds good : Bu iyi bir fikir.
Accidental foreign sounds : Tesadüfi yabancı sesler. Solunumla ilgili olmayan yabancı sesler.
Cardiorespiratory sounds : Bronkobronşiyal solunum seslerine benzeyen, genellikle çok zayıf, kısa hohlama sesi biçiminde olan, sağlıklı kalbe yakın olan solunum yollarında, sistole bağlı olarak kalp çevresinin küçülmesiyle civarda bulunan akciğer kısımlarına, aynı anda genişleyen alveollere hava akımı nedeniyle oluşan, gerçek solunum seslerinin aksine kalp vurumuyla senkrone olan sesler. Kardiyorespiratorik sesler.
Game sounds : Oyun sesleri.
Heart sounds : Kalp sesleri. Kalbin sistol ve diyastolü sırasında atriyoventriküler semilunar kapakçıkların kapanmasıyla oluşan sesler. bu sesler doğrudan doğruya kulakla, daha iyisi steteskop yardımıyla duyulurlar. normal insan ve hayvanlarda birinci veya sistolik, ikinci veya diyastolik ve üçüncü ve dördüncü kalp sesleri diye dört çeşit kalp sesi vardır.
Succussion sounds : Süksüsyon sesleri. Şırıltı sesleri. göğüs zarı boşluğunda, kalp kesesi vb. boşluklarda sıvı yanında hava veya gaz bulunduğunda hastayı sarsınca oluşan ses.
Pericardial fluctuation sounds : Perikardiyal çalkantı sesleri. Ekzokardiyal üfürümler.
Pericardial frictional sounds : Ekzokardiyal üfürümler. Perikardiyal sürtünme sesleri.
Normal respiration sounds : Sağlıklı hayvanların akciğer ve soluk borusu sahasından dinlenen solunuma bağlı sesler. Normal solunum sesleri.
Labial sounds : Dudakla telaffuz edilen ses. Dudaklarla ifade edilen ünsüz harf (fonetik). Telaffuz edilmesi için bir veya iki dudağı da gerektiren ses.
İngilizce Sounds Türkçe anlamı, Sounds eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sounds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chimed : Vurmak (saat başlarını). Uymak. Ahenk. Ahenkle çalmak. Çalmak (çan). Saat çalmak. Çan çalmak. Ahenkli bir sesle çalmak (saat veya zil veya çan).
Go through : Harcamak (parayı). Yapmak. İncelemek. Yaşamak. Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden). Geçirmek (hastalık veya sıkıntı vb'ni). Onaylanmak. Resmen kabul edilmek. Çekmek.
Clattered : Şakırdamak. Takırdamak. Çatırdatmak. Tangırtmak. Zıngırdamak. Tangırdatmak. Tıkırdamak. Gürültüyle yapmak. Gevezelik etmek. Takırdatmak.
Explored : Keşfedilmiş. Kontrol etmek. Keşfetmek.
Beeps : Sesli uyarı. Bip sesi. Korna çalmak. Düt. Sesle uyarmak. Bip. Uyarı sesi. Korna sesi. Düdük sesi.
Phone : Telefon açmak. Alısünlemek. Telefon. Çınka. Telefon gündüz. Zeng etmek. Basit ses. Sesbirimcik. Alısün.
Audio : Sessel. Odiyo. İşitme. İşitsel. Ses işitme. İşitme ile ilgili.
Apprise : Haber vermek. Bilgi vermek. Bildirmek. Haberdar etmek.
Inspect : Gözden geçirmek. Nezaret etmek. İncelemek. Kontrol etmek. Denetlemek. Yoklamak. Teftiş etmek. Denetleme yapmak.
Check up : Check up yapmak. Kontrol etmek. Gözden geçirmek. Soruşturmak. Tepeden tırnağa sağlık muayenesi yapmak.
Sounds synonyms : pipes, sound property, rat tat, apprised, phonetic, affirm, give vent to, cast around, apprising, beeped, ascertain, delves, take a sounding, cabbaging, examine, appear, affirming, soundest, analyze, appropriate, fish for information, noised, check up on, pump, test, ring, argued, voice, accroach, adopts, sounded, analyse, analysing.
Sounds zıt anlamlı kelimeler, Sounds kelime anlamı
Silence : Mektup yazmama. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Susturmak. Sessizlik. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Dinginlik. Susunuz. Bir sinema ya da televizyon görünçlüğünde hiç bir sesin yer almaması durumu. sessiz sinema döneminde filmler baştan sona sessiz olduğu için bu dönemde değerlendirilemeyen ve kullanılamayan özellik. Tiyatroda ışıklar ya da levha ile özellikle perde açıldıktan sonra yapılan uyarı. Sır saklama.

Bu kısımda Sounds kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sounds ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sounds anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sounds ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.