Pumped türkçesi Pumped nedir

  • Nefesini kesmek.
  • Ağzından laf almak.
  • Ağız aramak.
  • Şişirmek.
  • Tulumba ile çekmek.
  • Hava basmak.
  • Pompalamak.
  • İnip çıkmak (barometre).

Pumped ile ilgili cümleler

English: I pumped up the tire.
Turkish: Lastiğe hava bastım.

English: Ali pumped up the tire.
Turkish: Ali lastiğe hava bastı.

English: I pumped five gallons of gas into my car.
Turkish: Arabama beş galon benzin pompaladım.

English: In swimming pools, water is continuously pumped through a filter.
Turkish: Yüzme havuzlarında, su sürekli olarak filtrelerden pompalanır.

English: The plumber pumped out the water in order to drain the pipe.
Turkish: Tesisatçı boruyu boşaltmak için suyu dışarı pompaladı.

Pumped ingilizcede ne demek, Pumped nerede nasıl kullanılır?

Pumped circulation : Suyun döşemde tulumba yardımıyla dolaştırılması. Tulumbalı dolaşım.

Be pumped out : Yorgunluktan canı çıkarılmak. Suyu çıkarılmak. Yorgunlaştırılmak.

Being pumped : Zorlanma. Pompalanma. Kuvvet uygulanma. Zorlanmış olma. Pompalanmış olma.

Unpumped : Pompasız. Pompa ile çalıştırılmayan. Pompalanmamış.

Pumper : Pompacı.

Pumpernickel : Çavdar ekmeği.

Pump priming : Tazmin harcaması. Telafi edici kamu harcaması. Bütçe açığı finansmanı. Teşvik. Projeden gelir elde edilebilmesi için önce bir miktar harcama yapmanın gerekli olması. Ekonomiyi durgunluktan kurtarmak ve ekonomik faaliyetleri canlandırmak amacıyla devletin piyasaya para pompalayarak satınalma gücünü artırmaya yönelik yaptığı harcamalar. Pompayı çalıştırma. Destekleme. Para sağlama.

 

Pump handle : Pompa kolu. Tulumba kolu.

Pump dry : Suyunu boşaltmak. Bir kuyunun suyunu boşaltmak.

Pump inlet : Pompa girişi.

İngilizce Pumped Türkçe anlamı, Pumped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pumped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pump up : Tenek basıp şişirmek. Tulumba ile su çekmek. Pompayla şişirmek. Yükseğe pompalamak. Değişiklik.

Take a sounding : Derinlik ölçmek. İskandil etmek. Ağız yoklamak. Ağzını aramak.

Dilate : Genişlemek. Kabarmak. Genişletmek. İrileşmek. Açılmak. Açıklamak. Daralmış bir deliğin, kanalın veya boşluğun genişlemesi. Açmak.

Bloat up : Kabartmak.

Inflating : Şişirme. Parasal değerin yükseltilmesi.

Fish for : Peşinde koşmak. Kazanmaya çalışmak.

Adorn : Süslemek. Güzelleştirmek. Donamak. Donatmak. Bezemek. Renk katmak. Abartmak. Ballandırmak. Tezyin etmek.

Bloating : Genelde yemekten sonra batında oluşan şişkinlik. Tütsülemek (balık). Kabartmak. Bloat. Genleştirme. Şişmek. Genişleme. Kabarmak. Şişirme. Kabartma.

Choke : Kısmak. Durdurmak. Baskılamak. Tıkamak. Boğmak. Bastırmak. Boğma. Tıkanmak. Boğarak öldürmek. Boğazını sıkmak.

Bloats : Kabartmak. Kabarmak. Tütsülemek (balık). Şişmek. Abdominal distansiyon. Tuzlamak ve tütsülemek.

Pumped synonyms : pumped up, bulk, put out feelers, inflates, bloat, fly a kite, put on airs, inflate, pump, balloons, cut a dash, bag, come it too strong, wired, see how the wind blows, sound out somebody, blows, drag out, feel the pulse, ballooned, balloon, tense, bulks, blow up, fish for information, chokes, become haughty, bulked.

Pumped zıt anlamlı kelimeler, Pumped kelime anlamı

Relaxed : Gevşemiş (kişi). Gevşemiş. Gevşek. Rahatlamış. Yumuşamış.