Pompalamak nedir, Pompalamak ne demek

"Pompalamak" ile ilgili cümleler

  • "Takım kaptanı Tulum Hayri, topu iki dizinin arasına almış ha bire pompalıyordu." - R. Ilgaz

Pompalamak kısaca anlamı, tanımı:

Pompalama : Pompalamak işi.

Pompa : Hava veya herhangi bir akışkanı bir yerden başka bir yere aktarmaya yarayan makine. Bir kapta boşluk oluşturmak için o kaptaki havayı emmeye yarayan alet.

Şişirmek : Abartmak. Şişkin bir duruma getirmek. Baştan savma iş görmek. Bir sözü veya yazıyı gereksiz yere uzatmak.

Tulumba : Sıvıları alçak yerlerden çekmeye veya yüksek yerlere çıkarmaya yarayan araç. Otomobil lastiği, futbol topu vb. şeyleri şişirmeye veya herhangi bir sıvıyı sıkmaya, bir şey üzerine püskürtmeye yarayan araç.

Çekmek : Bir duyguyu içinde yaşatmak. Örtmek, giymek. Atmak, vurmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Taşıma gücü olmak. Germek. Hoşa gitmek, sarmak. Döşemek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Boya, badana vb. sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Yürütmek, sürmek. İçine almak, emmek. Asmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Daralıp kısalmak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. İçki içmek. Herhangi bir engel kurmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Aynısını yazmak veya çizmek. Yollamak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Tartıda ağırlığı olmak. Çizgi durumunda uzatmak. Kaçan ilmeği örmek. Herhangi bir anlama almak. Öğütmek. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. İmbik yardımı ile elde etmek. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Yol, ay sürmek.

 

Vermek : Tespit etmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Yaymak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kazandırmak, katmak. Dayamak. Doğurmak. Ödemek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ondan bilmek, atfetmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Satmak. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Bırakmak veya bağışlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Ayırmak, harcamak. Sahip olmasını sağlamak.

 

Kızıştırmak : Kızışmasını sağlamak. İsteklendirmek, gayret vermek.

Şiddetlendirmek : Şiddetini giderek artırmak.

Körüklemek : Körükle hava vermek. Harekete geçirmek, ajite etmek. Kızıştırmak, şiddetlendirmek. Çıkar sağlamak için kendini acındırmak, ajite etmek.

Diğer dillerde Pompalamak anlamı nedir?

İngilizce'de Pompalamak ne demek? : v. pump

Fransızca'da Pompalamak : pomper

Almanca'da Pompalamak : v. pumpen

Rusça'da Pompalamak : v. качать, накачивать, перекачивать, откачивать, надувать, нагнетать, накачать, перекачать, откачать, надуть, нагнести