Foamer türkçesi Foamer nedir

  • Tren meraklısı.
  • Tren yolu meraklısı.

Foamer ingilizcede ne demek, Foamer nerede nasıl kullanılır?

Foamers : Tren meraklısı. Tren yolu meraklısı.

Defoamer : Köpük önleyici. Köpük söndürücü. Köpük giderici.

Foamed : Süngerleştirilmiş. Köpüklenmiş. Köpürtülmüş.

Foam at the mouth : Kuduz köpeklerin yaptığı gibi ağzından köpükler çıkarmak. Ağzı köpürmek. Çok öfkeli olmak. Açlıktan veya heyecandan ağızda köpüklenme. Kan beynine sıçramak. Köpürmek. Çok öfkelenmek.

Foam cell : Foam hücresi. Köpük hücresi.

Foam up : Köpürmek.

Foam extinguisher : Köpüklü söndürücü. Köpüklü yangın söndürücü. Yangın söndürücü (köpüklü).

Foam : Köpük. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Sünger. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Öfkelenmek. Köpürmek. Köpüklenmek. Köpürtmek.

Foam mattress : Köpüklü kauçuktan yapılan şilteler.

Foam rubber : Sünger. Köpük kauçuk. Sünger plastik. Köpüklü lastik.

İngilizce Foamer Türkçe anlamı, Foamer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foamer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quondam : Önceden. Önceki. Sabık. Eski.

Past : Geçkin. Olmuş. Evveliyat. Sabık. Geçe. Geçmiş zaman. Bitmiş. -den sonra. Geçmişte kalan. Geçmiş.

 

Old : ...yaşında. Eskimiş. Pişkin. Eski zamanlar. İhtiyar. Önceki. Yaşlı. Büyük. İhtiyarlamak. Eski.

One time : Bir sefer. Tek sefer. Bir defa. Bir kez.

Sometime : Önceki. Bir zaman. İlerde. Günün birinde. Bazen. Bir ara. Bir gün. Sabık. Eskiden. Eski.

Erstwhile : Bir zamanlarki. Bir zamanlar. Eski. Eskiden. Önceden. Sabık. Vaktiyle.

Onetime : Eskiden. Eski. Önceden. Önceki.

Foamer synonyms : foamers.

Foamer zıt anlamlı kelimeler, Foamer kelime anlamı

Future : Yarın. Gelecek zaman. İleri. Gelecek. Müstakbel. Vadeli. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerki. İstikbal.

Present : Halihazır. Vermek. Şu anki. Temsil etmek. Şimdiki zaman. Takdim etmek. Mevcut. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Göstermek.

Latter : İkisinden sonuncusu. Modern. Zaman olarak daha sonra meydana gelmiş olan. Son söylenen. Son. Son söylenilen. Sonraki. İkincisi. Sonra gelen. Sonuncu.