Foam at the mouth türkçesi Foam at the mouth nedir

  • Çok öfkelenmek.
  • Kan beynine sıçramak.
  • Kuduz köpeklerin yaptığı gibi ağzından köpükler çıkarmak.
  • Çok öfkeli olmak.
  • Açlıktan veya heyecandan ağızda köpüklenme.
  • Köpürmek.
  • Ağzı köpürmek.

Foam at the mouth ingilizcede ne demek, Foam at the mouth nerede nasıl kullanılır?

Foam : Öfkelenmek. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Köpürtmek. Köpüklenmek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Köpürmek. Köpük. Sünger.

At : Nezdinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Hatta. Yanında. Bir hareketin hedefini gösterir. Da. Üzere. E.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Mouth : Akarsuyun göle döküldüğü yer. Zırlamak. Boğaz. Söylemek. Sürekli aynı şeyleri söylemek. Dudaklarını oynatarak konuşur gibi yapmak. Dırdır etmek. Tane tane söylemek. Giriş yeri. Geme alıştırmak.

Be down on the mouth : Çok keyifsiz olmak. Çok mutsuz olmak. Canı sıkkın olmak. Hüzünlü olmak. Asık suratlı olmak.

 

Down in the mouth : Karadenizde gemileri batmak. Canı sıkkın. Mutsuz. Keyifsiz. Sıkıntıda. Morali bozuk. Neşesiz. Üzgün. Karamsar. Suratından düşen bin parça.

Melt in the mouth : Ağızda dağılmak. Ağızda erimek.

Roof of the mouth : Damak.

İngilizce Foam at the mouth Türkçe anlamı, Foam at the mouth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foam at the mouth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bubbles : Kabarcıklar. Fokurdamak. Kabarcıklar yapmak. Balonlar.

Bubble : Kaynatmak. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Kabarcıklar çıkarmak. Domur. Fıkırdamak. Bir iktisadi varlığın cari fiyatının, gelecekte yükseleceği beklentisiyle olması gereken düzeyin çok üzerine çıkması durumu. krş. istikrar bozucu spekülasyon. Kabarcıklar yapmak. Kabarcık. Katı ve sıvı yığın evrelerde çeşitli etkilerle oluşan yerel gaz kümeleri.

Creamed : Kaymağını almak. Çırpmak. Tatmin olmak. Boşalmak. Yormak. Suyunu çıkarmak. Krema katmak. Krem sürmek. Kaymak tutmak.

See red : Gözü dumanlanmak. Tepesi atmak. Gözü dönmek. Kan beynine çıkmak. Gözü kararmak. Öfkelenmek. Son derece öfkelenmek. Öfkeden kudurmak. Gözünü kan bürümek.

Creams : Krema katmak. Suyunu çıkarmak. Kaymak tutmak. Çırpmak. Kaymağını almak. Boşalmak. Krem sürmek. Tatmin olmak. Yormak.

Churn : Yayıkta çalkalamak. Köpürtmek. Çalkantılı olmak. Yayıkta tereyağı yapmak. Karıştırmak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap. Çalkalamak. Yayık yaymak. Süt güğümü.

Seethes : Kaynamak. Kaynatmak. Haşlanmak. Dolup taşmak. Kaynaşmak. Kaynatarak pişirmek. Haşlamak. Kudurmak.

 

Boil : Kaynamak. Çıban. Haşlanmak. Haşlamak. Galeyana gelmek. Fokurdamak. Fokurdatmak. Pişmek. Kısaltmak.

Churned : Çırpmak. Karıştırmak. Tereyağı yapmak. Çalkantılı olmak. Çalkalamak. Köpürtmek.

Boils : Haşlanmak. Kaynamak. Kaynatmak. Fokurdamak. Haşlamak. Galeyana gelmek. Fokurdatmak.

Foam at the mouth synonyms : storm, cream, bubbled, throw a fit, be furious, burst with anger, fit to be tied, boil over, effervesce, seethe, be hopping mad, churns, creaming.