Bubbles türkçesi Bubbles nedir

Bubbles ile ilgili cümleler

English: He blew soap bubbles.
Turkish: O, sabun kabarcıklarını üfledi.

English: The children are blowing bubbles.
Turkish: Çocuklar kabarcıklar üflüyor.

English: Rose was blowing bubbles.
Turkish: Rose hava kabarcıkları üflüyordu.

English: The girl is blowing bubbles.
Turkish: Kız kabarcıkları üflüyor.

Bubbles ingilizcede ne demek, Bubbles nerede nasıl kullanılır?

Bubble and squeak : Lahana ve etli yemek. Patates.

Bubble bath : Köpüren sabun. Köpük banyosu.

Bubble blower : Köpük balon aleti. Baloncuk makinesi.

Bubble board : Kabarcık bellek kartı. Kabarcık kartı.

Bubble chamber : Kabarcık odası. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Temel taneciklerin geçmesiyle gaz kabarcıklarından oluşmuş çizgiler gösteren, öylece gözlenip ölçüm sağlayan aygıt. Yüklü temel parçacıkların iz bıraktığı, sıvı helyum sıcaklığında çalışan, sis odasına benzer aygıt.

Bubble sextant : Hava kabarcıklı sekstant. Kabarcıklı sekstant. Hava kabarcıklı sekstanl. Hava sekstant.

Bubble point : Kabarcıklanma noktası. Kabarcık noktası. Kaynama noktası.

Bubble pack : Hava kabarcıklı naylon. Köpüklü ambalaj. Balonlu naylon.

Bubble nest : Kabaracık yuvası. Labirentli balıkların suyun yüzeyinde oluşturdukları hava kabarcıklarının içine yumurtalarını yerleştirdikleri yuva, kabarcık yuvası. Kabarcık yuvası. Köpük yuva.

 

Bubble dance : Bulaşık yıkamak.

İngilizce Bubbles Türkçe anlamı, Bubbles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bubbles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boil : Haşlanmak. Kısaltmak. Pişmek. Kaynamak. Galeyana gelmek. Haşlamak. Çıban. Pişirmek.

Be hopping mad : Tepesi atmak. Sinirinden kudurmak. Küplere binmek.

Intumesce : Şişmek. Kabarmak. Genişlemek.

Air bubble : Tenek kabarcığı. Hava kabarcığı.

Boil over : Taşmak (kaynarken). Kudurmak. Taşmak. Tepesi atmak. Kaynayıp taşmak. Galeyana gelmek. Kontrolden çıkmak.

Globule : Yuvar. Globül. Kürecik. Çok küçük damla. Damla. Yuvarcık. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yuvarlak biçimde özdek parçası (örn. yağ yuvarı).

Churns : Yayıkta çalkalamak. Çalkantılı olmak. Çalkalamak. Yayık. Yayık yaymak. Çırpmak. (sıvı) köpürtmek. Karıştırmak. Köpürtmek. Tereyağı yapmak.

Balloons : Abartmak. Havadan atmak (top). Şişmek. Zam yapmak. Balon gibi olmak. Şişirmek. Balonla uçmak.

Effervesce : Köpüklenmek. Kaynamak. Kabarmak. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Dolduruşa gelmek. Galeyana gelmek. Coşmak. Neşelenmek.

Foam : Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Öfkelenmek. Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan dizge. Köpük. Köpüklenmek. Sünger. Köpürtmek.

Bubbles synonyms : form bubbles, walloped, wallops, wallop, bubble up, creamed, boil up, breathe, be furious, sparkle, seethe, emit, bubbled, fizz, boils, spit, soap bubble, spits, creams, churned, cream, creaming, pimples, froth, churn, pass off, bubble.

Bubbles zıt anlamlı kelimeler, Bubbles kelime anlamı

Fall : Atışmak. Tam yerine denk gelmek. Yatağa düşmek. Azalmak. Aşağı sallanmak. Karanlık bastırmak. Düşüş. Yenilmek. Vurmak. Dağılmak.