Creams türkçesi Creams nedir

Creams ile ilgili cümleler

English: Give me three ice creams, please.
Turkish: Bana üç dondurma verin, lütfen.

English: Two ice creams, please.
Turkish: İki dondurma, lütfen.

English: Two vanilla ice creams please.
Turkish: İki vanilyalı dondurma lütfen.

English: An infant is not capable of speaking, so it just screams until it gets what it wants.
Turkish: Bir bebek konuşma yeteneğine sahip değildir, bu yüzden istediğini alana kadar sadece bağırır.

English: I like not only ice creams, but also sorbet and frozen youghurt.
Turkish: Yalnızca dondurmaları değil, dondurulmuş şerbet ve donmuş yoğurdu da severim.

Creams ingilizcede ne demek, Creams nerede nasıl kullanılır?

Ice creams : Dondurma. Mücevher. (argo) elmaslar.

Creamspot tyger : Sık tüylü tırtılları bağlarda göz ve sürgün kemiren güzel kelebek. Bağ çadırkelebeği.

Screams : Uğuldamak. Feryat etmek. Haykırmak. Çığlık atmak. Bağırmak.

Screams of horror : Korku çığlıkları. Yüksek ve korku dolu çığlıklar.

Screams of laughter : Kahkaha tufanı.

Cream of the crop : Var olan en iyi şey. Kaymak tabaka. En iyisi. Bir şeyin en alası. En güzeli. En seçkini.

 

Cream cake : Çırpılmış krema içeren pasta. Kremalı pasta.

Cream colored : Krem renkli.

Cream pitcher : Ufak sürahi biçiminde sütlük.

Cream cheese : Yumuşak beyaz peynir. Bir tür yumuşak beyaz peynir. Eritme peynir. Süt ve kremadan yapılmış yumuşak, olgunlaşmamış peynir. Krem peyniri. Krem peynir.

İngilizce Creams Türkçe anlamı, Creams eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cream : Kıvam bakımından merhemlere göre daha yumuşak olan, yağlı ve yağsız olmak üzere iki biçimde hazırlanabilen yarı katı ilaç biçimi. Kaymak bağlamak. Kaymak.

Boil over : Kontrolden çıkmak. Kaynayıp taşmak. Galeyana gelmek. Taşmak (kaynarken). Taşmak. Tepesi atmak. Kudurmak.

Skim off : Köpüğünü almak. Kaymağını çıkarmak. Almak (bir sıvının yüzeyinden kaymak veya yağ vb'ni). Yağını almak. Kaymağını sıyırmak.

Attributed : Atfedilmiş. Bağlamak. Atfetmek. Dayandırmak.

Cause : Meydan vermek. Sebebiyet vermek. Olaylar arasındaki bağımlılık ya da birlikte değişme ilişkisinde bağımsız ve belirleyici konumda olan etken. bk. sonuç. İlke. Sebep olmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Doğurmak. Dava. Amaç.

Short : Az. Kontak. Eksiklik. Kısa. Kısa devre. Alçak. Kısa okunuşlu ünlü. Kısa metrajlı film. Noksanlık.

Re create : Yeniden yaratmak. Yenilemek.

Bring : Ayıltmak. Doğurmak. Razı etmek. Kandırmak. Kazandırmak. Neden olmak. Belirtmek. Vermek (ceza). İkna etmek. Sebebiyet vermek.

Offset : Ofset. Göreceli konum (değeri). Kaydırma yapmakta kullanılan özel bağlantı parçası. Boru vb dirsek takmak. Deveboynu. Dirsek takmak (boru). Dengelenmek. Ofset (baskı için). Denkleştirmek. Denge meydana getirmek.

 

Creams synonyms : film make, create by mental act, puncture, create verbally, feel satisfied, turn out, assemble, put together, give, suds, twine, realise, liquidise, institute, blast, shell, cut, put on, attribute to, come off, beating up, ascribe, liquidizing, creamed, dehydrate, multiply, separating, claps, curdless, bubbled, be satisfied, turn in, feeze.

Creams zıt anlamlı kelimeler, Creams kelime anlamı

Disassemble : Kaldırmak. Ayırmak. Paraçalara ayırmak. Sökmek. Parçalarına ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Demonte etmek. Parçalara ayırmak.

Waking : Ayakta geçen. Gözü açık. Uyanıkken olan. Uyumama. Uyanık olma. Uyanık. Uyanma.