Focused türkçesi Focused nedir

  • Anlaşılır yapılmış.
  • Odağa getirilmiş.
  • Merkezde toplanan.
  • Üzerine odaklanılmış.
  • Konsantre olan (bir görev üzerinde, vb.).
  • Odaklanmış.

Focused ile ilgili cümleler

English: He focused his attention on that problem.
Turkish: Dikkatini o problem üzerinde yoğunlaştırdı.

English: She focused on her work.
Turkish: O, işine odaklandı.

English: Her attention is focused on children.
Turkish: Dikkatini çocuklara vermişti.

English: Ali focused on his work.
Turkish: Ali işine odaklandı.

English: He focused on his studies.
Turkish: Çalışmalarına odaklandı.

Focused ingilizcede ne demek, Focused nerede nasıl kullanılır?

Focused his attention : Tüm varlığı ile konsantre olmuş. İlgisini yöneltmiş. Dikkatini odaklamış.

Focused interview : Görüşmelerde yol gösterici olmak üzere karşılıklı konuşmaların çerçevesini çizecek bir kılavuz kullanan ve kılavuza içerik kazandırdığı gibi görüşmelerin çevresinde odaklaştığı bir uyaranı gözleme sokan görüşme, bk. kılavuzlu görüşme. Robert merton tarafından geliştirilmiş ortak sorunları olan bireylerin kendilerini grupla birlikte açığa vurmalarını hedefleyen mülakat. Bireye odaklı mülakat. Odaklaşmış görüşme.

Focused on : - üzerine odaklanmış. - üzerine konsantre olmuş.

 

Focused releases : Belirli bir konuya odaklanmış sürümler.

Refocused : Yeniden odaklanmak. Tekrar odaklamak. Tekrar odaklanmak. Yeniden üzerine eğilmek.

Focuser : Odaklayıcı.

Focus control : Odaklama kontrolü. Odak ayarı. Netlik ayarı.

Focus group : Odak grup. Bir üretici veya satıcıya bir ürünü kontrol etmesi için yardım etmek üzere bir araya gelen grup. Odak grubu. Hedef grup.

Defocusea dissolve : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bulanık zincirleme. Zincirlemede, ilk çekimin son görüntülerinin gittikçe bulanıklaşması; ikinci çekimin ilk görüntülerinin gittikçe seçikleşmesi durumu.

Unfocused : Bir amaç veya noktaya konsantre olmamış. Odaklanmamış. Odaklanılmamış. Üzerine düşülmemiş. Odağa ayarlanmamış (bir görüntü). Fokuslanmamış.

İngilizce Focused Türkçe anlamı, Focused eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Focused ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Convergent : Bir çekitte birleşen. Birbirlerine yaklaşma eğiliminde olan. Konverjan. Bir noktada birleşen. Çakışan. Yakınsak. Yöndeşik.

Adjusted : Değişmez (sigorta talebi). Uyarlanmış. Ayarlanmış. Uygun. Ayarlı. Oturtulmuş. Düzeltilmiş. Değiştirilmiş. Tashih edilmiş. Düzenlenmiş.

In focus : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Açık ve net. İyi odaklanmış. Açıkça anlaşılmış. İyi ayar edilmiş. Odakta. Çok iyi anlaşılmış. Çok iyi bilinen. Açık.

Concentrative : Odaklanmış dikkatli.

Focused synonyms : focussed.

Focused zıt anlamlı kelimeler, Focused kelime anlamı

Unadjusted : Ayarsız. Ayarlanmamış. Adapte edilmemiş. Değişiklik yapılmamış. Uyarlanmamış. Düzenlenmemiş. Ayar edilmemiş. İntibaksız. Düzeltilmemiş. Uyumlandırılmamış.

 

Divergent : Farklı. Dıvergent. Uyumsuz. Birbirinden ayrılan. Iraksak. Ortak bir doğrultudan açılarak giden ya da bir noktadan ayrılan doğrultuları izleyerek yayılan. Muhtelif. Görüntüyü uzaklaştırma özelliği taşıyan, (mercek vb). Ayrı. Birbirine karşı.