Focussing türkçesi Focussing nedir

  • Odak seçimi.
  • Bir şeye odaklanma.
  • Odaklama.
  • Bir kameranın optik sisteminin doğru ayarı.
  • Odaklanma.

Focussing ingilizcede ne demek, Focussing nerede nasıl kullanılır?

Electrostatic focussing : Elektrostatik odaklama.

Magnetic focussing : Manyetik odaklama.

Refocussing : Tekrar odaklanmak. Yeniden odaklanmak. Tekrar odaklamak. Yeniden üzerine eğilmek.

Focussed : Merkezde toplanan. Anlaşılır yapılmış. Odağa getirilmiş. Konsantre olan (bir görev üzerinde, vb.). Odaklanmış. Üzerine odaklanılmış.

Focusses : Odaklamak. Bir noktada toplamak. Odağı ayarlamak.

Focus of interest : İlgi odağı. Bir gözlem sürecinde gözlemcinin ilgilendiği odak sorun ya da yanıtlayıcıların ilgisinin çekildiği ana konu.

Focus group interview : Odak grup görüşmesi. Küçük tüketici gruplarını biraraya getirerek, mal veya malın tanıtımı gibi konularda ayrıntılı görüşmeler yoluyla bilgi sağlamaya yönelik bir yöntem. Hedef grup mülakatı. Tüketici kümesi tartışması.

Focus of attention : Dikkat odağı. Bireyin belli bir anda en çok ayırımında bulunduğu bilinç alanı.

Focus control : Netlik ayarı. Odak ayarı. Odaklama kontrolü.

Unfocussed : Odaklanmamış. Bir amaç veya noktaya konsantre olmamış. Odağa ayarlanmamış (bir görüntü).

İngilizce Focussing Türkçe anlamı, Focussing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Focussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorption : Bir özdeğin, bir ya da daha çok özdek, erke, kuvvet vb. özümleyerek başka biçim ya da türlere dönüştürmesi. bir ya da daha çok kuvvetin başka bir erke biçimine dönüşmesi. Soğurum. Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı. Yutma. Absorbsiyon. Bir cismin yüzüne doğru gelişen ya da yüzeyce yapılan soğurma olayı. Soğurma. Emilme. Emilim. Soğrulma.

Focalisation : Fokalizasyon. Odaklaştırma. Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalization). Odağa getirme eylemi.

Focalization : Bir enfeksiyonun sınırlı bir alana hapsedilmesi (ayrıca focalisation). Odağa getirme eylemi. Fokalizasyon. Odaklaştırma.

Focal point : Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. Odaklama noktası. Merkez çekidi. Merkez noktası. Mihrak. İlgi merkezi. Odak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odak noktası. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta.

Centering : Ortalama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması. Puntalama. Merkezleme. Merkezlendirme. Kemer kalıbı. Kubbe kalıbı. Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek.

 

Focusing : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir mercek ya da bir ayna ile. ışığı bir noktada toplama işlemi. bir alt-üşek ışınları borusunda bir elektriksel ya da mıknatıssal mercekle eksicik demetinin bir noktada toplanması. Seçik bir görüntü elde etmek amacıyla, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan ayarlama. Bir çekide toplanma.

Particularism : Belirli bir topluluğa bağlılık. Tikelcilik.

Focus : Merkez. Fokus yapmak. Mihrak. Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme. Odağa getirmek. Deprem ocağı. İlgi merkezi. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Odak noktası.

Focal adjustment : Seçikleştirmek amacıyla görüntüyü odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan düzeltme.

Concentration : Yoğunlaştırma. Teksif. Toplanım. Bir oluşumun toplanma ve birikme durumu. Radyoaktif artıkların buharlaştırma, çöktürme ve külleştirme işlemleriyle, hacimce küçültülmesi. Derişim. Yoğunlaşma. Bir çözeltinin birim oylumuna düşen ortalama özdecik sayısı. Yığışım. Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı.

Focussing synonyms : direction, poring, immersion, engrossment.