Centering türkçesi Centering nedir

  • (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama.
  • Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması.
  • Merkezlendirme.
  • Kubbe kalıbı.
  • Puntalama.
  • Kemer kalıbı.
  • Merkezleme.
  • [#orta Ortalama].

Centering ingilizcede ne demek, Centering nerede nasıl kullanılır?

Centering coil : Ortalayıcı kangal.

Centering control : Merkezleme kontrolü. Ortalama denetlemesi.

Center across : Seçili alan.

Center across columns : Sütunlar arasında ortala.

Center alignment : Ortaya hizalama. Ortalama. Ortalamak. Satır ortalama. Yazıyı ortalama.

Center electrode : Ateşlik göbek teli. Orta elektrot. Buji orta elektrotu. Merkez elektrot. Ateşliğin ortasında bulunan, yüksek gerilimi tırnak aralığına taşıyan tel.

Center field : Spor sahasının orta bölgesi. Orta saha.

Center for innovative computer applications : Yaratıcı bilgisayar uygulamaları merkezi.

Center bit : Merkezlemeli uç. Punto matkabı. Punta matkabı.

 

Center court : Orta alan (tenis). Orta saha (tenis).

İngilizce Centering Türkçe anlamı, Centering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Centering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Avg : Orta. Ort. Orta değer. Average (ortalama).

Medial : Ortaya ait. Ortada olan. Merkeze doğru. Orta. Ortaya değgin. Vasat. Mediyal. Ortada.

General norm : Genel standart. Geniş ölçüde kabul edilmiş olan standart.

Meaner : Orantılı. Ahlaksız. Cimri. Kılıksız. Utangaç. Vasati. Eli sıkı. Orta. Aşağılık. Zor.

Engrossment : Stoklama. Temize çekilmiş belge. Dalma. Bir malın tamamını ele geçirme. İşgal. Piyasayı tekeline alma. Meşguliyet. Meşgul olma. Tümünü ele geçirme.

Media : Orta had. Taşıyıcılar. Radyo. Basın. Medya. Gerçekleşen nicelik, yaklaşık olarak ortalama. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Araçlar. Kitle iletişim aracı.

Pass : Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Devretmek. Açmak (kilit). Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bildirmek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Geçiş izni. Onaylanmak. Geçiş. Sınır boylarında yaşayanlara kısa süreler için sınırı geçebilmelerini sağlamak üzere resmi makamlarca verilen izin belgesi.

Avarage : Avarya. Gemide veya yükte, uluslararası deniz ticaret hukukunun içerdiği özel kuralların çiğnenmesi yüzünden ortaya çıkan maddi hasarlar ve olağanüstü giderler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçekleşen nicelik, yaklaşık olarak ortalama.

 

Direction : Yönerge. Alıcı adresi. Cihet. Yönetmenin bir tiyatro yapıtını anlamlı ve uyumlu bir biçimde sahneye koyma işleminin tümü. oyun düzeni, oyunculuk, dekor, giysi, donatım, ışıklama vb. öğelerin oyunun amacını gerçekleştirecek biçimde güzelduyusal bir bütünlüğe ulaşmasını gerektirir. Doğrultu. Müdürlük. Yön. Yönelti. Emir. Mizansen.

Centering synonyms : centreing, immersion, snap, focussing, toss, focusing, equated, focus, center alignment, absorption, mean, particularism, fair average, focal point, concentration, average, medials, flip, meanest, centring.

Centering ingilizce tanımı, definition of Centering

Centering kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Center.