Orantılı nedir, Orantılı ne demek

Orantılı; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Aralarında orantı bulunan, mütenasip
  • Bir orantıyla ilgili olan.
  • Bir niceliğin iki, üç, ... kez çoğalması veya azalması, başka bir niceliğin o nispette çoğalmasını veya azalmasını gerekli kılarsa "bu iki nicelik birbiriyle orantılıdır" denir.

"Orantılı" ile ilgili cümle

  • "Üstelik kişilikleri, liderlik nitelikleri, güçleri ve güzellikleriyle de orantılı değildir." - C. Külebi
  • "Gazetecilik de spor da o kitlelerin genel seviyesiyle doğrudan orantılıdır." - H. Taner

İngilizce'de Orantılı ne demek? Orantılı ingilizcesi nedir?:

proportional

Osmanlıca Orantılı ne demek? Orantılı Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mütenâsib

Orantılı anlamı, kısaca tanımı:

Doğru orantılı : Birbirine bağlı olan ve biri arttığında öteki de artan.

Orantı : Bir şeyi oluşturan parçaların kendi aralarında ve parçalarla bütün arasında bulunan uygunluk, oran, tenasüp. Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orta.

Oran : İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin. Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp.

 

Mütenasip : Orantılı, oranlı, uygun.

Nicel : Nicelik bakımından, nicelikle ilgili, kantitatif.

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Azalma : Azalmak işi, eksilme, tenakus.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Nicelik : Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen veya azalıp çoğalabilen durumu, kemiyet, miktar, kantite. Genellikle sayılabilen, toplamı doğrudan sayı olarak belirtilebilen genel özellik. Bir şeyin eşit parçalara bölünebilen ve ölçülebilir olan yanları.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Bir : Beraber. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Tek. Sadece.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Orantılı çokluklar : (matematik)

Orantılı doğru parçaları : (matematik)

Orantılı hata : Büyüklüğü, analizi yapılacak numune miktarına bağlı olan sabit hatanın tersi olan bir hata..

Orantılı katmanlı örnekleme : Her katmandan, evren içindeki ağırlığıyla orantılı olarak rastlantılı örnekler alan katmanlı örnekleme.

Orantılı orta : (matematik)

Orantılı örnekleme : (örnek.) Her katmandan alınacak örneklem büyüklüğünün, o katmanın evren büyüklüğüne orantılı olduğu örnekleme türü.

 

Orantılı vergileme : Vergilenen niceliğe bakılmaksızın aynı oranda yapılan vergileme dizgesi.

Orantılı ile ilgili Cümleler

  • Para, güçle doğru orantılı olarak artar mı?
  • Günümüzde paraya izafe edilen değerle, insanlığın ters orantılı bir şablona oturtulduğunu görüyoruz.
  • İki nesne arasındaki çekim kuvveti iki kütlenin ürünü ile orantılıdır ve onların kütle merkezleri arasındaki mesafeyle ters orantılıdır.
  • O orantılı bir figüre sahiptir.
  • Ceza suça orantılı olmalı.
  • Bir insan, bildiği kelime sayısıyla orantılı düşünce üretebilir.
  • Çıkıştaki akış hızı, çıkış kapakçığının etrafındaki basınç farkıyla orantılıdır.

Diğer dillerde Orantılı anlamı nedir?

İngilizce'de Orantılı ne demek? : adj. proportional, commensurate, comparative, mean

n. proportion, ratio

Fransızca'da Orantılı : proportionné/e

Almanca'da Orantılı : adj. proportional

Rusça'da Orantılı : adj. пропорциональный