Refocussing türkçesi Refocussing nedir
- Tekrar odaklamak.
- Yeniden üzerine eğilmek.
- Yeniden odaklanmak.
- Tekrar odaklanmak.
Refocussing ingilizcede ne demek, Refocussing nerede nasıl kullanılır?
Refocus : Yeniden üzerine eğilmek. Yeniden odaklanmak. Tekrar odaklanmak. Tekrar odaklamak.
Refocused : Tekrar odaklamak. Tekrar odaklanmak. Yeniden üzerine eğilmek. Yeniden odaklanmak.
Refocusing : Tekrar odaklamak. Tekrar odaklanmak. Yeniden üzerine eğilmek. Yeniden odaklanmak.
Prefocus base : Önodaklamalı dip. Ön odaklamalı dip. Duy içinde odaklamayı sağlamak için doksan derece dönebilen, silindir biçiminde ışıtaç dibi.
Prefocus cap : Ön odaklamalı dip. Duy içinde odaklamayı sağlamak için doksan derece dönebilen, silindir biçiminde ışıtaç dibi. Önodaklamalı dip.
İngilizce Refocussing Türkçe anlamı, Refocussing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Refocussing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Focusing : Bir çekide toplanma. Bir mercek ya da bir ayna ile. ışığı bir noktada toplama işlemi. bir alt-üşek ışınları borusunda bir elektriksel ya da mıknatıssal mercekle eksicik demetinin bir noktada toplanması. Bir kameranın optik sisteminin doğru ayarı. Odaklama. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odaklanma. Odak seçimi. Bir şeye odaklanma. Seçik bir görüntü elde etmek amacıyla, görüntüyü tam odak noktasına düşürmek için alıcı merceğinde yapılan ayarlama.
Concentration : Toplama. İktisadi etkinliklerin büyük bir kısmının en büyük birkaç firma tarafından denetlenmesi. İnsanların ve uygulayım ürünlerinin, insanın ve doğanın temel gereksinmelerin karşılanmasına elverişli koşulları yaratmış olduğu yerlerde toplanması süreci. Çözünen madde miktarının çözen madde miktarına oranı. Nüfusun ve ekonomik etkinliklerin belli yerleşim yerlerinde ya da kent özeklerinde toplanması süreci. Bir araya getirme. Yoğunluğun ya da bolluğun artması. Toplaşım. Yığma. Dikkati bir noktada toplama.
Focal point : Merkez çekidi. Küre içi biçiminde bir aynaya ya da dışbükey bir merceğe koşut olarak gelen ışınların yansıdıktan sonra toplandıkları nokta. Bir merceğin ya da yuvarsal aynanın asal ekseni üzerinde, çok uzakta bulunan bir kaynaktan bu eksene koşut olarak gelen ışınların, mercekten geçtikten ya da aynada yansıdıktan sonra, bu asal eksen üzerinde kırıldıkları ya da yansıdıkları nokta. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Odak. Merkez noktası. İlgi merkezi. Odak noktası. Odaklama noktası. Mihrak.
Focus : Fokus. İlgi odağı. Bir noktada toplamak. Mercek ve aynalarda koşut ışık demetinin toplandığı nokta. Depremin yer içinde başladığı nokta. Odağa getirmek. Tek tabaka hücre kültürlerinde veya embriyolu yumurtanın koryoallantoik zarında bir virüs tarafından oluşturulan hücre yığını veya salkımı, fokus. Odaklanmak. Merkez. Fokus yapmak.
Immersion : Tutulma. Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir gökcisminin başka bir gökcisminin gölgesine girmesi. Gölgeye girme. Bir cismi su içine sokma; suya batırma. mikroskopla muayene esnasında lam üzerine-mikroskop merceğiyle lam arasındaki havayı uzaklaştırmak üzere sıvı damlatılması. Batma. Batırma. Suya batırma. İmersiyon. Daldırma.
Particularism : Tikelcilik. Belirli bir topluluğa bağlılık.
Centering : Merkezleme. Çerçevelemede asıl konuyu çerçevenin ortasına yerleştirme. bir göstericinin ışıtacını, resmin her noktasını eşit yeğinlikte aydınlatacak biçimde düzenleme. bir ışıldağın ışıtacını, en yeğin aydınlatmayı sağlayacak biçimde, ışıldağın odak noktasına göre ayarlama. (amerikan futbolu) bir vuruşa başlamak için topu bacaklarının arasından geriye doğru geçirmek. Kubbe kalıbı. Kemer kalıbı. Ortalama. Merkezlendirme. Puntalama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dikkat veya enerjinin birşey üzerinde yoğunlaşması.
Direction : İdare. Emir. Yönelti. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Kumanda. Mal ya da yapılacak diğer işlemler üzerinde bilgiler verme, buyruklarda bulunma. Direktörlük. Talimat. Yönetim. Tembih.
Absorption : Absorbsiyon. Emme. Vücuda alınan bir maddenin değişik mekanizmalarla doku veya hücre içerisine alınması, asimilasyon, soğurma, absorbsiyon, hlk. imtisas. ışınların madde tarafından tutulması. Biyoloji, fizik, kimya, uzay, iktisat, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alma (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Işınım erkesinin, madde ile ara etki sonucu, başka bir cins erkeye dönüşmesi. Yüze soğurma. Soğurum. Dalma. Bir özdeğin başka bir özdek içinde tutulması. ışıyan erkenin bir özdekten geçerken başka bir erkeye dönüşen bir bölüğümü yitirmesi.
Refocussing synonyms : refocus, focalization, engrossment, focalisation, refocusing, refocused.

Bu kısımda Refocussing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Refocussing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Refocussing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Refocussing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.