Foible türkçesi Foible nedir

  • Merak.
  • Zaaf.
  • Aptalca alışkanlık.
  • Boş yere meziyet sayılan taraf.
  • Zayıf yön.
  • Kusur.
  • Zayıf yan.
  • (bir kimseye özgü) özellik.

Foible ingilizcede ne demek, Foible nerede nasıl kullanılır?

Foibles : Merak. (bir kimseye özgü) özellik. Boş yere meziyet sayılan taraf. Zaaf. Kusur. Zayıf yön. Aptalca alışkanlık. Zayıf yan.

Foie gras : Ezme. Etli börek. Kaz ciğeri.

Foil : Engellemek. Önlemek. Engel olmak. Folyo. Metal yaprak. Set çekmek. Dürtücü kılıç. Yaldız kağıdı. Eskrim kılıcı. Sır.

Foil a theft : Bir hırsızlığı durdurmak. Bir hırsızlığı önlemek. Birkimsenin çalmasının önüne geçmek.

Foil backed : Folyo kaplı.

Foilsman : Eskrimci.

Foil weave : Folyo örgü.

Foils : Kıyas edilen örnek. Meç. Folyo. Sır (ayna). Eskrim kılıcı.

Foisted : Sokuşturmak. Yüklemek. Yutturmak. Kazıklamak. Bir işi birinin başına yıkmak. Kakalamak. Mal kaçırmak. Yamamak.

Foilsmen : Eskrimci.

İngilizce Foible Türkçe anlamı, Foible eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foible ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blade : (kendini) jiletlemek. Laubali tip. Ağız. (kesici şeyde) ağız. Bıçak ağzı. Kılıç. Yaprak. Sulu tip (argo terim). Namlu (yalman).

Bugs : Programdaki hatalar. Meraklı. Tahtakurusu. Gizli mikrofon. Delilik. Tutkun. Tutku. Tahtakuruları. Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. Dinleme cihazı.

 

Culpae : (latince) kabahat. Suçlanmaya değer olma niteliği. Hata. Suçluluk.

Anxieties : Bunaltı. Can atma. Heves. Evham. Kaygı. Endişe. Kaygılar. Vesvese. Sıkıntı.

Failings : Başarısızlık. Zayıf nokta. Zayıflık. Hata. Eksilen. Yanılan. Ayıp. Eksiklik.

Brand : Markalamak. Damgalamak. İşlemek. Damga. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Marka. Lekelemek. Dağlamak. Sarmalaç üzerine malın özelliğini göstermek amacıyla ve kızgın bir demirle vurulan im. Satağa gönderilen malların sarmalaçlarına konulan belit. resim ya da harfle yapılan işaret. bilet ya da para yerine kullanılan maden ya da başka bir özdekten yapılı gereç.

Weak side : Zayıf taraf. Topun olmadığı bölümü.

Default : Gelmeme. Karşılaşmaya katılmamak. Yarışmaya katılmamak. Bir borcu ödememek. Hükmen mağlup sayılmak. Katılmayış. Yapmama. Bir görevi yerine getirmemek. Görevi yapmakta kusur işlemek.

Disability : Sakınca. Yetkisizlik. Kısıt. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Yetersizlik. Güçsüzlük. İş göremezlik hali. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Mahzur.

Vices : Ahlaksızlık. Kötülük. Özür. Vekil. Huysuzluk (at). Mengene. Çapkınlık.

Foible synonyms : cavils, bug, defectiveness, frailty, idiosyncrasy, anxiety, distinctiveness, part, defalcation, defalcations, weak point, culpa, culpas, defaults, speciality, espials, disabilities, curiosities, avocation, defect, cavil, steel, defecting, frailties, foibles, failing, crotchet, infirmities, defects, mannerism, espial, disquietude, infirmity.

 

Foible ingilizce tanımı, definition of Foible

Foible kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Feeble. A failing. A moral weakness. Weak. A weak point. A frailty.