Fonder türkçesi Fonder nedir

Fonder ingilizcede ne demek, Fonder nerede nasıl kullanılır?

Absence makes the heart grow fonder : Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur. Yokluklarında değerini anladığımız insanlar veya şeyler.

Fondest : Pervasız. Seven. Abartılı. Düşkün. Merak. Aşırı. Aşık. Deli. İptila. Fazla müsamahakar.

Fond memories : Güzel hatıralar.

Fond of : Tutkun. Meraklı. -e bayılan. Düşkün. -'dan hoşlanan.

Fond of pleasure : Zevkine düşkün.

Be fond of show : Gösteriş meraklısı olmak. Hava atmayı sevmek.

Was fond of him : Ona duygusal yakınlık gösteriyordu. Ona bağlıydı. Ona meyilliydi. Ona saygı gösterdi. Ona çok düşkündü.

Au fond : Esasen. Aslında.

Was fond of the bottle : İçkiye düşkündü. İçki bağımlısıydı. Alkol bağımlısıydı. Şişeye düşkündü.

Fond : Deli. Aşırı. Pervasız. Umutlu. Abartılı. İptila. Düşkün. Aşırı seven. Meraklı. Saf.

İngilizce Fonder Türkçe anlamı, Fonder eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fonder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Query : Sormak. Doğruluğunu sormak. -den kuşku duymak. Soru. Şüphesi olmak. Sorgulamak. Kuşkulanmak. Sorgu. Soru sormak.

Freewheeling : Serbest gidiş. Vurdumduymaz. Serbest. Düşüncesiz. Tasasız. Kayıtsız. Kaygısız. Dikkatsiz.

 

Affected : Yapmacıklı. Sahte. Etkilenmiş. Eğilimli. Yakalanmış (medikal tıp terimi). Edalı. Numaracı. Taklitçi. Yapmacık.

Doting : Çok seven. Üzerine titreyen. Tapan.

Fustians : Dimiden yapılmış. Abartı. Değersiz. Saçma. Şişirme. Pamuklu kadife. Boş. Pazen. Dimi.

Fustian : Pazen. Tumturaklı. Pamuklu kadife. Şişirme. Saçma. Değersiz. Dimiden yapılmış. Dimi. Abartı.

Gutsiest : Atılgan. Cesur. Gözüpek. Atak. Gözü pek.

Fondlers : İptila. Deli. Fazla müsamahakar. Merak. Aşık. Meraklı.

Astronomical : Gökbilimsel. Çok büyük. Gökbilimle ilgili. Muazzam. Astronomik. Çok yüksek.

Acutest : Sivri. Şiddetli. İlerlemiş. Akut. Açıkgöz. Güçlü. Zeki. Ağır. Keskin. Dar.

Fonder synonyms : ruminate, exaggerative, desirer, droopy, contemplate, affectionate, devotees, addicted, scruple, acuter, fondler, daftest, mull over, a bit thick, fonding, fondest, phil, acutes, gutsier, careless, confoundedly, crass, cruelly, speculate, crassest, devoted, mull, brutishly, question, think over, gigantesque, phile, almsman.

Fonder zıt anlamlı kelimeler, Fonder kelime anlamı

Future : Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Müstakbel. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. Vadeli. İleriki. Yarın. İlerki. Gelecek. İlerideki. Gelecek zaman.

 

Present : Sahnede göstermek. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şimdiki zaman. Vermek. Halihazır. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Bugünkü. Temsil etmek. Tanıştırmak.

Latter : Son. Modern. Son söylenen. İki şeyden sonuncusu. Sonraki. Son söylenilen. Sonuncusu. Zaman olarak daha sonra meydana gelmiş olan. Sonra gelen. İkincisi.