Forced entry türkçesi Forced entry nedir

  • Haneye tecavüz.
  • Zorla içeri girme.

Forced entry ile ilgili cümleler

English: The police found no sign of forced entry.
Turkish: Polis zorla giriş izi bulamadı.

Forced entry ingilizcede ne demek, Forced entry nerede nasıl kullanılır?

Forced : Zoraki. Zorunlu. Zorlanmış. Zorlama. Rıza dışı. Basınçlı. Mecbur. Termal. Mecburi. Cebri.

Entry : Madde. Giriş yeri. Malın, belli bir gümrük düzenine göre işleminin yapılması için gerekli olan bilgilerin, ilgililerce gümrüğe verilmesinde kullanılan gümrükçe düzenlenmiş formül. bu formülle anılan bilgilerin gümrüğe verilmesi. Kapı. Giriş. Girişimin tüm ya da bazı çalışmalarını kapsayan ya da tanıtlayan, bir işelmi, bir sayışımı, kapsayan yazılık ya da belge. Girdi. Bilgisayar, gümrük, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Kayıt. Küçük bağlantı odası.

Forced air cooling : Basınçlı havayla soğutma.

Forced air quenching : Basınçlı havayla suverme. Basınçlı havayla su verme.

Forced causes : Zorlayıcı nedenler. İşçi ya da işverenin hizmet sözleşmesini bildirimsiz ortadan kaldırabileceği zorunlu nedenleri kapsayan olaylar.

Forced choice item : Zorunlu-seçme maddesi. Sınava giren kimsenin belli yanıtlar arasından birini ya da birkaçını seçmek zorunda kaldığı çoktan-seçmeli herhangi bir test maddesi.

 

İngilizce Forced entry Türkçe anlamı, Forced entry eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forced entry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Haimsucken : Bir kimseye onun kendi evinde vurma veya saldırma suçu. Bir kişiye onun kendi evinde kasıtlı saldırma.

Hamesucken : Haneye tecavüz suçu. Meskene taarruz suçu. Birine kendi evinde haince saldırma. Birine kendi evinde vurma veya saldırma suçu.

Intrusion : Davetsiz gelme. Tecavüz. İzinsiz girme. Sokulma. İzinsiz ve davetsiz girme. Fuzuli işgal. Zorla girme. İhlal. Magmanın, yarık ve çatlaklardan komşu kayaçların içine sokul.

Breaking and entering : Ev hırsızlığı.

Housebreaking : Bir şeyler çalmak amacıyla bir eve zorla girme. Hırsızlık yapma. Ev hırsızlığı. Eski evlerin yıkılması. Eski evlerin sökülmesi. Ev soygunculuğu. Eski ev yıkımı. Hırsızlık. Meskene tecavüz.

Intrusions : İntrüzyon. İhlal. Tecavüz. İzinsiz ve davetsiz girme. Davetsiz gelme. Fuzuli işgal etme. Fuzuli işgal. Zorla girme. İzinsiz girme.