Forcemeat türkçesi Forcemeat nedir

  • Güzelce doğranmış baharatlanmış ve yumurtalarla sarmalanmış öğütülmüş çiğ et veya kümes hayvanı eti.
  • Kıyma.
  • Baharatlı kıyma.
  • Güzelce doğranıp baharatlanmış yiyecek karışımı.

Forcemeat ingilizcede ne demek, Forcemeat nerede nasıl kullanılır?

Afforcement : Takviye. Destek. Güçlendirme.

Bill enforcement : Bir kimseyi bir senedi kabul etmek zorunda bırakma. Senet zorlaması.

Deforcement : Memura mukavemet. Bir başkasının malını kanunsuz yollarla zaptetme. Gasp. Zorunlu ejeksiyon veya tahliye ejection or eviction. Görevini yapmakta olan memura karşı gelme. Bir başkasının arazisine el koyma. Kanuna karşı gelme. Bir başkasının arsasına tecavüz etme. Fuzuli işgal. Bir mülkiyete yasadışı bir şekilde yasal sahibinden alıkoyma.

Drug enforcement agency : Uyuşturucuyla mücadele teşkilatı. Dea. Yasadışı uyuşturucuların ithal edilmesi ve kaçakçılıkla mücadele eden amerika birleşik devletleri resmi kurumu.

Enforcement : İnfaz. Uygulatma. Zorlama. Yürürlük. Tatbik. İcra. Cebri icra. Yaptırım. Yürütme. Uygulama.

Enforcement of copyrights : Telif haklarının uygulanması.

Enforcement officer : Kolluk görevlisi. Sakçı.

Law enforcement official : Yasa uygulayıcı icra memuru. Vatandaşların kanunlara uymalarını sağlamakla sorumlu olan kimse (örn.: polis memuru). Emniyet görevlisi.

 

Enforcement of an agreement : Bir anlaşmanın zorla uygulanması. Bir anlaşma veya kontratın zorla yürürlüğe konulması.

Law enforcement officer : Polis. Kolluk kuvvetleri. Güvenlik subayı. Kanun uygulayıcı.

İngilizce Forcemeat Türkçe anlamı, Forcemeat eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forcemeat ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Farce : Hava civa. İlkel, yalınç güldürme öğelerinden yararlanan, kimi kez inanırlığın sınırını aşan, gülümsemekle yetinmeyip güldürmeyi erek edinen hafif komik oyun (örn. ortaçağda "maitre pathelin"). Saçma. Saçmalık. Fars (tiyatro terimi). Komedi. Maskaralık. Kaba güldürü. Kaba komedi.

Hamburger : Sığır kıymasının biçim verilmesiyle elde edilen ve kendi adıyla anılan sandviçlerde kullanılan köfte. Sığır bifteği. Sığır kıyması. Hamburger. Hamel tabanı.

Mince : (eti) kıymak. Doğramak (et vb). Ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek. Yapmacık nezaketle konuşmak. Kırıtmak. Önemsiz göstermek. Kıymak. Ufaltmak. Doğramak.

Force meat : Yoğurulmuş kıyma. Dolma içi.

Ground beef : Dana kıyma. Sığır kıyması.

Chopping : Kıyıcı. İri. Değişme. Bir yem maddesinin parça iriliklerinin bıçakla veya diğer keskin aletlerle kesilerek küçültülmesi işlemi, kesme. Yarma. Dilme. Doğrama. İri yarı.

Mincing : Çıtkırıldım. Nazlı. İşveli. Edalı. Kıyım. Kıyıcı. Doğrama. Yapmacık tavırlı.

Minces : Doğramak. (eti) kıymak. Ufaltmak. Ufak adımlarla kırıta kırıta yürümek. Önemsiz göstermek. İnce doğramak. Kırıtmak. Doğramak (et vb). Kıymak.

Forcemeat synonyms : minced meat, ground meat, chopping up, hamburgers, sausage meat, dressing, chipping, stuffing.

Forcemeat ingilizce tanımı, definition of Forcemeat

Forcemeat kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Meat chopped fine and highly seasoned, either served up alone, or used as a stuffing.