Forebear türkçesi Forebear nedir

Forebear ile ilgili cümleler

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

Forebear ingilizcede ne demek, Forebear nerede nasıl kullanılır?

Forebearing : Cet. Ata.

Forebears : Ced. Atalar. Ata.

Forebay : Su biriktirme havuzu. Başhavuz. Yükleme havuzu.

Forebode : Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden sezmek. Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. İçine doğmak. Uğursuz saymak. Önsezi.

 

Foreboded : Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Önceden sezmek. İçine doğmak. Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. Önsezi.

Fore and aft rigged : Sübye armalı.

Foreboder : Kötü haber taşıyıcısı. Erkenden haber veren kimse. Olmadan önce birşeyleri hisseden kimse. Foreteller. Şom ağızlı. Peygamber.

Fore and aft sail : Yan yelkeni.

Fore and aft rig : Velena donanımı.

Forebodes : Önceden sezmek. Önsezi. Önceden haber vermek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi). Belirtisi olmak. İçine doğmak.

İngilizce Forebear Türkçe anlamı, Forebear eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forebear ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Elder : Yaşlı kimse. Kıdemli. Yaşlı. Yaşça büyük kimse. Kıdemli kimse. Mürver. (yaşça) büyük. İtibarlı kişi. Mürver ağacı.

Forbear : Kendini tutmak. Çekinmek. Kaçınmak. Boş vermek. Yapmamak (merhametten veya şefkatten dolayı). Sakınmak. Vazgeçmek. Tahammül.

Predecessors : Önceki kuşaklar. Önceki. Önceki kimse. Öncelikli. Selef. Eski. Aileden gelen. Öncel. Önce gelen.

Antecessor : Selef. Önde giden kimse. Öncel. Müjdeci.

Root : Eşelemek. Kök salmak. Tutturmak. Yatık bir kıvrımın ya da örtünün, az çok düşey durumda olan ve yere girer gibi bulunan arka yanı. Tutmak. Kökleştirmek. Çakmak. Biyoloji, hukuk, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Deşmek. Örtü kökü.

Ancient : Çok eski. Eski. Romalılar ve yunanlılar zamanına ait. Eskiden kalma. Eski zamandan kalma. Kadim. Baba. Çok eski bir zamandan kalma. Tarihi.

Foreruns : Belirtisi olmak. Kehanette bulunmak. Önce gelmek. Önceden göstermek. Önceden haber vermek. Önde koşmak. Tahmin etmek. Haberci.

 

Forerun : Önde koşmak. Müjdeci. Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. Haberci. Önce gelmek. Önceden göstermek. Tahmin etmek.

Forebear synonyms : great grandparent, ancestor, forefather, donation, patriarch, forerunner, forbears, ascendant, ancestresses, alimentary toxic aleukia, assign to, antecedent, predecessor, ataturk, patriarchate, ancestry, forebearing, ancestries, father, parent, ancestors, grandfather, forefathers, ascendent, fathers, grandparent, forerunners, forebears.

Forebear zıt anlamlı kelimeler, Forebear kelime anlamı

Descendant : Birinin soyundan gelen kimse. Oğul. Düşen şey. Neslinden olan kişi. Döl. Neslinden olan. İn soyundan gelen kimse. Torun. Soyundan gelen kimse. -in soyundan gelen kimse.

Forebear ingilizce tanımı, definition of Forebear

Forebear kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ancestor. [Bakınız: Forbear].