Forebay türkçesi Forebay nedir

  • Yükleme havuzu.
  • Su biriktirme havuzu.
  • Başhavuz.

Forebay ingilizcede ne demek, Forebay nerede nasıl kullanılır?

Forebear : Ced. Cet. Ata.

Forebearing : Cet. Ata.

Forebears : Ced. Ata. Atalar.

Forebode : Önceden haber vermek. Belirtisi olmak. Önceden sezmek. Önsezi. Uğursuz saymak. İçine doğmak. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).

Foreboded : Belirtisi olmak. Önceden haber vermek. İçine doğmak. Önsezi. Önceden sezmek. Önceden hissetmek (özellikle uğursuz bir şeyi).

Forebrain : Beynin frontal parçası (anatomi terimi). Önbeyin. Ön beyin. Önbazit.

Forebodings : Kötü bir şey olacağını sezme. Önsezi. İçe doğma. Hissikablelvuku. Önceden hissetme. İçine doğma. Malum olma. Sezi.

Fore and aft sail : Yan yelkeni.

Fore and aft rig : Velena donanımı.

Foreboder : Olmadan önce birşeyleri hisseden kimse. Şom ağızlı. Kötü haber taşıyıcısı. Foreteller. Peygamber. Erkenden haber veren kimse.

İngilizce Forebay Türkçe anlamı, Forebay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forebay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boss : Gözetmen. Patronluk yapmak. Otoriter olmak. Patron. Kabartma yapmak. Yönetmek. Kabara. Kabartma. Yönetici.

Gaffer : Dede. İhtiyar. Yaşlı adam. Pinpon. Şef. Ustabaşı. Patron. Moruk. Müdür. Saka.

 

Chief : Elebaşı. Üst. Başlıca. Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ana. Patron. Reis. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. En önemli. En üst rütbeli.

Baas : Patron. Efendi (g. afr.).

Supervisor : Gözetmen. Müdür. Danışman (üniv.). Murakıp. Yönetici. Gözetimle görevli kimse. Danışman. Şef. Denetmen. Denetleyici.

Straw boss : Şef.

Ganger : Postabaşı. Ekip başı. Ekipbaşı.

Honcho : Komutan. Şef. Lider.

Assistant foreman : Kalfa. Başkan yardımcısı.

Forebay synonyms : foreperson.

Forebay zıt anlamlı kelimeler, Forebay kelime anlamı

Descendant : Soyundan gelen kimse. Oğul. Döl. Düşen şey. Neslinden olan kişi. Torun. -in soyundan gelen kimse. Birinin soyundan gelen kimse. İn soyundan gelen kimse. Neslinden olan.