Forebearing türkçesi Forebearing nedir

Forebearing ingilizcede ne demek, Forebearing nerede nasıl kullanılır?

Forebear : Ced. Cet. Ata.

Forebears : Ced. Ata. Atalar.

İngilizce Forebearing Türkçe anlamı, Forebearing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forebearing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forerunner : Mübeşşir. Selef. Müjdeci. Öncel. Haberci. Önden gelen.

Self abnegation : Özveri. Fedakarlık.

Alimentary toxic aleukia : Alimenter toksik alöki. Tamnidyum. Birçok küf türü tarafından üretilen mikotoksinlerin neden olduğu, deri yangısı, kusma, vücutta yaygın kanamalar ve lökopeniyle belirgin bir çeşit mantar zehirlenmesi, ata. Toksik lökopeni.

Forerun : Haberci. Önde koşmak. Önceden göstermek. Belirtisi olmak. Önce gelmek. Tahmin etmek. Önde gitmek. Kehanette bulunmak.

Rejection : Defolu mal. Atık. Ret. Geri çevirme. Dışkı. Iskarta. Kabul etmeme veya edilmeme. Çıkarma. Reddetme. Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me.

Abnegation : Feda etme. Feragat etme. Vazgeçme. İnkar. Fedakarlık. Kaçma (sorumluluktan). Yadsıma. Feragat.

Parent : Kaynak. Valideyn. Esas. Ebeveyn. Okula giden bir çocuğun her türlü davranış ve tutumundan sorumlu olup onunla ilgili işleri izleyen kimse. Ortak olarak bir yavruyu oluşturan anne ve baba. Ana ya da baba. Ebeveynlik etmek.

 

Forgoing : Feragat etme. Yoksun bırakmak. Vazgeçmek. Vazgeçme. Bırakmak.

Forefather : Ced.

Giving up : Ödün vermek. Vazgeçmek. Dayanamamak. Vazgeçme. Umudunu kesmek.

Forebearing synonyms : longanimous, patriarch, forbear, assign to, self denial, patriarchate, patient, elder, forsaking, grandfather, forbears, ancestor, ataturk, fathers, predecessors, ancient, father, forefathers, ancestresses, ancestors, forebear, self renunciation, foreruns, predecessor, forerunners, denial, ancestries, renunciation, ancestry, antecessor, donation.

Forebearing zıt anlamlı kelimeler, Forebearing kelime anlamı

Impatient : Evegen. Tahammülsüz. Sabırsız. Titiz. Canı tez. Acul. İvecen. Tez canlı. Aceleci. Hoşgörüsüz.